CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Kısıtlama olimpiyatları şampiyonları

Eklenme Tarihi 20 Nisan 2026

Bazı ilişkiler vardır; içinde sevgi, anlayış, emek bulunur.
Bazı ilişkiler vardır; içinde skor tabelası.
Ve bir de "Kıyaslama Olimpiyatı" yapan insanlar vardır… Onlar için ilişki dediğin şey, iki kişi arasında yaşanan bir bağ değil; dünya çapında yayınlanan, sürekli güncellenen bir yarışma programıdır.
Başlangıç cümlesi genelde masum gelir:

"Onun sevgilisi böyle yapıyor…" Bu cümle aslında bir bilgi değil, bir start tabancasıdır.
Ve o anda sen artık sevgili değil, yarışmacısın.
Rakibin kim mi?
Tanımadığın insanlar.
Hiç görmediğin ilişkiler.

Yüzde 90'ı filtre, yüzde 10'u kurgu olan sosyal medya hikâyeleri.
Bir bakmışsın, sen akşam "Napıyorsun?" yazmışsın diye eksi puan alıyorsun.
Çünkü başka bir adam sevgilisine sürpriz doğum günü organize etmiş, drone ile kalp çizmiş, üstüne bir de fonda piyano çalmış.
Senin maksimum performansın: "Yemek yiyelim mi?" Jüri koltuğunda ise sessiz ama güçlü bir yapı var: sosyal medya.
Orada herkes mutlu, herkes düşünceli, herkes romantik… Tabii ki kamera açıkken.
Ama kimse şunu paylaşmaz:


Tartışmadan sonra 3 saat trip atan adamı.
"İyiyim" deyip aslında hiç iyi olmayan kadını.
Ya da o mükemmel sürprizlerin arkasındaki "Story atmazsan kavga çıkar" gerçeğini.
Kıyaslama Olimpiyatı'nın en acımasız tarafı şu:
Bu yarışmanın kazananı yok.
Çünkü her zaman senden daha "iyi" görünen biri var.

Sen çiçek alırsın, biri araba alır.
Sen mesaj atarsın, biri şiir yazar.
Sen yanına gidersin, biri Bali'ye götürür.
Ve en sonunda insan şunu fark eder:
Bu bir ilişki değil… bu bir tükeniştir.


Çünkü sevgi karşılaştırıldığında değil, hissedildiğinde anlamlıdır.Ama kıyaslama başladığı anda his gider, performans gelir.
Ve performansın olduğu yerde de aşk uzun süre kalmaz.
Kısacası;
Eğer bir gün sevgilin sana "Onun sevgilisi böyle yapıyor…" derse, bil ki o an sana aşık değil… Finale hazırlanıyordur.


BUNU BİLİYOR MUYDUN?


I. Dünya Savaşı'ndan sonra Arjantin'e kaçan bir Nazi subayı, Buenos Aires'te bir ev satın aldı ve 20 yıl boyunca evden hiç çıkmadı.
Yiyeceklerini gece yarısı bir kapıdan alıyor, gündüzleri perdeleri kapalı tutuyor, kimseyle konuşmuyordu.
20 yıl sonra, evin çatısı aktı ve tamirci çağırmak zorunda kaldı.
Tamirci, evde yaşayan adamın varlığından bile haberdar değildi çünkü adam o kadar sessiz yaşıyordu ki komşular evin boş olduğunu sanıyordu.
Tamirci durumu polise bildirdi. Subay yakalandığında "Dışarı çıkmaya korktum" dedi.


TESPİTLİ YORUM

@penguingunter Stajyer (14), poliçeyi kadın polis diye biliyormuş… Onu bu dünyadan nasıl koruyacağım bilmiyorum...


GülüYorum


@tavukyeniden Akademisyenlerin başka kimsede görmediğiniz spor ayakkabılar giymesi... Nereden buluyorlar abi bunları...

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN