CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Çocuklar beyaz yakalı gibi konuşsaydı

Eklenme Tarihi 04 Haziran 2026
Çocuk olmak zaten başlı başına bir iştir ama düşünsenize; çocuklar da plaza çalışanları gibi konuşmaya başlasaydı...
Sabah saat 07.30.
Anne odanın kapısını açar: Günaydın oğlum, hadi okula hazırlan.
Çocuk yorganın altından kafasını çıkarır: Anne, mevcut şartlarda yataktan çıkma konusunda motivasyonum oldukça düşük. Bu sabah evden çalışma opsiyonunu değerlendirebilir miyiz?
Anne: Olmaz.
Çocuk: Kararı not ettim. Ancak ilerleyen süreçte tekrar gündeme getirmek isterim. Kahvaltı masasında ayrı bir kurumsallık yaşanır.
Anne: Yumurtanı ye.
Çocuk: Açık konuşmak gerekirse yumurta tarafında heyecanlandığım bir noktada değilim. Ben daha çok çikolatalı ürünler tarafında konumlanıyorum.
Anne: Önce yumurta.

Çocuk: Bu kararın kullanıcı deneyimi açısından bazı riskler içerdiğini düşünüyorum. Okula giderken arkadaşlarıyla karşılaşır.
Normal çocuk: Top oynayalım mı?
Beyaz yakalı çocuk: Bugün saha aktiviteleri için uygun bir zaman dilimimiz bulunuyor. Top odaklı bir çalışma gerçekleştirebiliriz. Top oynarken de olaylar değişir.
Eskiden: Pas ver!
Şimdi: Topun tarafıma yönlendirilmesi halinde hücum hattında katma değer yaratabileceğime inanıyorum.
Kaleci: Bu gol tamamen savunma departmanının koordinasyon eksikliğinden kaynaklanmıştır.

Gol atan çocuk: Takım arkadaşlarıma teşekkür ederim. Bu başarı bireysel değil, ekip başarısıdır. Teneffüste kantine giderler.
Normal çocuk: Bir tost ver abi.
Beyaz yakalı çocuk: Bugün beslenme tarafında tost ürününüzü tercih etmek istiyorum. Yanında ayranla bir paket çözüm sunabiliyor musunuz?

Kantinci: Kaşarlı mı olsun?
Çocuk: Bu konuda esnek davranabiliriz. Öğretmen sınıfa girer. Çocuklar ödevlerinizi yaptınız mı?

Sınıfın beyaz yakalısı hemen söz alır: Öğretmenim, ödev tarafında ciddi ilerleme kaydetmiş durumdayız. Ancak bazı maddelerde zaman yönetimi kaynaklı aksaklıklar yaşadık.
Öğretmen: Yani yapmadınız.
Çocuk: Farklı bir perspektiften bakarsak henüz tamamlanma aşamasına ulaşamadık diyebiliriz. Eve gelince kardeşler arasında da kurumsal dil başlar. O oyuncağı verir misin? Şu an aktif kullanımım devam ediyor. Kullanım sürem sona erdiğinde sana devretmek isterim. Vermeyecek misin yani? Kısa cevapla evet. Akşam babaları işten gelir. Bugün okul nasıl geçti?
Çocuk derin bir nefes alır: Genel anlamda verimli bir gün geçirdik. Teneffüslerde yüksek performans gösterdik. Ancak matematik dersinde beklediğimiz çıktıları elde edemedik.

Baba: Kaç aldın? Sonuç odaklı değil, süreç odaklı bakmak gerektiğini düşünüyorum.
Baba: Kaç aldın? Kırk iki... Mahallede kavga çıkınca bile değişmez.
Normal çocuk: Gel lan buraya!
Beyaz yakalı çocuk: İletişim dilimizin sertleştiğini gözlemliyorum. Konuyu fiziksel temas boyutuna taşımadan çözebiliriz.

Karşı taraf: Geliyor musun gelmiyor musun? Bu toplantıya katılım sağlayamayacağım. En komiği de akşam uyku saatinde olur.
Anne: Hadi yatağa.
Çocuk: Uykuya geçiş sürecini biraz daha esnetebilir miyiz?
Anne: Hayır.
Çocuk: Kararınıza saygı duyuyorum fakat bu durumun motivasyonum üzerinde olumsuz etkileri olacaktır. Anne ışığı kapatır.
Çocuk karanlıkta son kez seslenir: Yarın sabah yeniden değerlendirmek üzere konuyu kapatıyorum...

BUNU BİLİYOR MUYDUN?

Japonya'da bir restoran menüsüne "Müşteri memnuniyetsizliği" bölümü ekledi. Bu bölümde "Yemeklerimizden memnun kalmayanlar için alternatif yemek önerileri" vardı. Önerilerin başında "Evde yemek yapın" yazıyordu. Restoran sahibi "Müşterilerimiz şikayet etmesin diye uğraşıyoruz, olmuyor.
O yüzden 'Beğenmiyorsan evde yap' dedik" dedi. İşletme, kısa sürede popüler oldu ve zincire dönüştü...

GülüYorum

Evde erkek çocuğu beslemek enteresan bir deneyim. Normalde vahşi doğada yaşaması gerekiyor ama hayret, evde besliyoruz. İlk başlarda normal insan evladı gibiler ama takriben 2 yaşından sonra olaylar başlıyor...
TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN