Hayatta iki çeşit insan vardır. Birincisi şakayı kaldıranlar, ikincisi ise sadece şaka yapanlar. İşte ikinci gruptakiler, mizah dünyasının tek yönlü çalışan otoyollarıdır. Trafik sadece gidiş yönündedir, dönüş yasaktır.
Bu kişiler gün içinde size en az on farklı lakap takabilir. Boyunuzla dalga geçer, saçınızı eleştirir, telefonunuzu görünce "Müzede mi buldun bunu?" der. Siz bütün bunlara gülersiniz. Sonra bir gün siz de "Abi sen de biraz kilo almışsın sanki." dersiniz.
Ortam bir anda cenaze evine döner. "Ben öyle şaka kaldırmam." Az önce on beş dakika boyunca sizinle dalga geçen kişi bunu söylerken hiçbir çelişki hissetmez. Çünkü onun zihninde mizah, sadece kendi kullandığı bir haktır.
Sanki belediyeden "Şaka Yapma Ruhsatı" almıştır.
En ilginç özellikleri ise şakalarının dozunu kendileri belirlemeleridir. Kendileri size "kel", "cüce", "dinozor", "fakir" der; siz ona "Bugün biraz yorgun görünüyorsun." dediğiniz anda "Beni kırdın." cevabını alırsınız.
Bunlar genellikle "Ben çok dobra adamım." cümlesini de sık kullanırlar. Aslında dobra değildirler; sadece tek taraflı yayın yapan bir mizah kanalına dönüşmüşlerdir.
Yorumlara açıktırlar ama eleştiriye kapalıdırlar.
Şaka onlardan çıkınca "Eğleniyoruz canım." olur.
Aynı şaka kendilerine dönünce "İnsan biraz sınırını bilmeli." seviyesine geçilir.
Sanki mizahın kullanım şartlarını tek başlarına yazmışlardır.
Bu tip insanlarla sohbet etmek masa tenisine benzer ama raket sadece karşı taraftadır. Topu sürekli size atarlar. Siz bir kez geri gönderince oyunu bırakırlar.
Kısacası, şaka gerçekten güzeldir ama en komiği, yaptığı şakaya gülen değil; kendisine yapılan şakaya da gülebilen insandır. Çünkü mizahın en önemli kuralı şudur: Şaka tek yönlü çalışıyorsa, o artık mizah değil, dokunulmazlıktır.
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
Bursa'da kar maskeli bir soyguncu, kuyumcuya girip elindeki silahla kuyumcuyu tehdit ediyor ve altınları çantaya doldurmasını söylüyor. Korkan kuyumcu altınları doldurmaya başlıyor ancak soyguncu tezgaha yaklaşınca kuyumcu silahın plastik oyuncak olduğunu fark ediyor.
Bunun üzerine çantayı bırakıp soyguncuya dayak atmaya başlıyor.
Panikleyen soyguncu kaçıp kurtuluyor ama trajikomik anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyor.
GülüYorum
@ilekliMeybuz Beş yıl önce ayrı eve çıktım. Tam beş yıldır her ay tost makinesi alacağım diyorum. Ama o tost makinesini hâlâ alamadım. Beş yıldır yumurta kırdığım tavada yapıyorum tostumu.
Demem o ki ayrı eve çıkarken aile evindeki tost makinesini çalın. Yoksa asla tost makineniz olmayacak.
TESPİTLİ YORUM
@epsettinkillibacak Babam bir gece üçlü koltukta uyuyakalmasa, üçlu koltuk gelip babamın yanına kıvrılır yatar herhalde...