CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Lahmacun değil, sanki küçük bir yatırım aracı

Eklenme Tarihi 05 Temmuz 2026

Tatil beldesine gidince insanın aklında hep aynı hayal vardır: Denize gireceğim, güneşleneceğim, akşam da güzel bir lahmacun yiyeceğim. Sonra menü gelir ve insanın tüm planı, Merkez Bankası faiz kararından daha hızlı değişir. Çünkü o lahmacun artık bir yemek değil, ekonomik bir deneyimdir.
Garsona fiyatı sorarsınız.

Garson öyle rahat söyler ki sanki "Bir bardak su." demiştir. Siz ise içten içe "Bu lahmacunu sipariş edersem tapu işlemleri ne zaman başlıyor?" diye düşünmeye başlarsınız.
Eskiden lahmacunun yanında maydanoz, limon ve acı biber gelirdi. Şimdi yanında "İsterseniz üç taksit yapabiliyoruz." cümlesi gelecek diye bekliyorsunuz.

İnsan ister istemez hesap yapıyor. "Bu paraya memlekette sekiz kişilik lahmacun partisi verilir. Üstelik ayranlar da benden olur." Sonra dönüp menüye tekrar bakıyorsunuz. Belki yanlış görmüşümdür diye. Ama hayır... Fiyat değişmiyor. Sadece sizin yüz ifadeniz değişiyor.
En ilginç olan ise çevrenizdeki insanların gayet sakin olmasıdır.

Herkes lahmacununu büyük bir huzur içinde yiyor. Siz ise ilk lokmayı almadan önce "Bu lokma bana kaça mal oldu?" hesabını yapıyorsunuz. O anda domates bile daha dikkatli yeniyor. Bir parça tabağa düşse insanın içi acıyor.
Garson "Afiyet olsun." dediğinde istemsizce "İnşallah değer." diye cevap veresiniz geliyor. Çünkü artık mesele doymak değil, yatırımın karşılığını alabilmek.

Lahmacunun içindeki kıyma bile kendine güvenmeye başlıyor.
Muhtemelen kendi aralarında "Arkadaşlar bugün yine premium müşteriyle buluştuk." diye konuşuyorlardır.
İşin en komik tarafı ise çıkışta yaşanıyor. Hesabı ödedikten sonra insan kendini restorandan değil de noter dairesinden çıkmış gibi hissediyor. Cebini kontrol ediyor, fişe bakıyor, bir eksik imza falan var mı diye düşünüyor.

Tatil dönüşünde arkadaşlar soruyor: "Deniz nasıldı?" "Güzeldi." "Otel?" "İyiydi." "Peki en unutamadığın an neydi?" "Bir lahmacunun fiyatını görünce beş saniye boyunca hayatımı sorgulamam." Artık tatil beldelerinde lahmacun yemek sadece karın doyurmak değil, psikolojik dayanıklılık testine katılmak gibi. İlk lokmadan önce banka hesabınızı, son lokmadan sonra ise gelecek ayın bütçesini düşünüyorsunuz.

Tatilin en yakıcı kısmı güneş değil; hesap geldiğinde masaya çöken o sessizlik oluyor. O an herkes aynı şeyi düşünüyor: "Acaba bu fiyata lahmacunu değil de fırını mı satın aldık?"

BU HAFTA DÜNYADA YAŞANAN EN KOMİK 10 GERÇEK OLAY

İklim zirvesini sıcak hava iptal etti Haftanın ironi şampiyonu açık ara buydu. Londra'da aşırı sıcakların konuşulacağı bir panel, binada klima olmadığı için aşırı sıcak nedeniyle iptal edildi. Yani insanlar, sıcaklardan korunmak için yapılan toplantıya... sıcaktan gidemedi. Evren resmen "Konuyu uygulamalı anlatıyorum." dedi.

Avrupa sıcaktan kavrulurken rekorlar peş peşe geldi İngiltere'de haziran ayının sıcaklık rekoru kırıldı. Fransa bazı etkinlikleri erteledi, trenler yavaşladı, hastaneler alarm verdi. Sosyal medyada ise en çok paylaşılan yorum şuydu: "Yaz tatili istemiştik, Mars deneyimi değil."

İskoç taraftarlar birayı bitirme görevini başarıyla tamamladı 2026 Dünya Kupası için ABD'ye giden İskoç taraftarlar bazı barlarda bira stoklarının tükenmesine neden oldu. İşletmeler durumu esprili şekilde duyurdu. Demek ki bazı ülkeler madalya kazanıyor, bazıları ise bira rekoru kırıyor.

Yeşil ekran adamını silmeyi unuttular Bir emlak şirketi ev tanıtım videosu hazırladı. Ancak çekim sırasında kapıları açan yeşil kıyafetli görevliyi montajda silmeyi unuttular.
Sonuç olarak evin her odasında çömelmiş gizemli yeşil bir adam dolaşıyormuş gibi göründü. Korku filmi ile emlak ilanı arasındaki ince çizgi böyle ortaya çıktı.

Dünyanın en komik toplantı iptal gerekçesi Birçok kişi "Toplantı iptal oldu çünkü elektrik kesildi." ya da "Sunum hazır değildi." bahanesini duymuştur. Ama "Aşırı sıcak konulu toplantı aşırı sıcak nedeniyle iptal edildi." cümlesi muhtemelen tarihe geçti. Bürokrasi bile bazen mizah yazabiliyor.

Güçlendirilmiş tuvaletler Fransa'da düzenlenen bir sumo güreşi turnuvasında, 160 kiloluk sporcuların dayanamayıp kırmaması için tüm tuvaletler çelikle güçlendirildi


TESPİTLİ YORUM

@AnkaraninBeyi Evde yatıyorum takılıyorum falan babam "Anca yatıyon" diyo. Dışarı çıkıyorum geziyorum bu seferde "oo evin yolunu unuttun herhalde" diyo

BUNLARI BİLİYOR MUYDUN?

Ohio'da bir belediye, eski bir yaya köprüsünü hurda olarak satmaya karar verdi. Alıcı şirket, köprüyü sökmek için iş makineleriyle geldi ve devasa çelik yapıyı parçalayıp kamyonlara yükledi. Ertesi gün belediye yetkilileri olay yerine geldiğinde köprünün tamamen yok olduğunu gördü.
Kimse ruhsat sorgulamadı, kimse "Bu köprü nereye gidiyor?" demedi. Köprü, resmen göz göre göre çalındı.
(Polis olayı "hırsızlık" değil, "yanlış anlaşılma" olarak nitelendirdi.

Bir hırsız, Sao Paulo'da bir mağazaya girdi, kasayı açmaya çalıştı ama başaramadı.
Bunun üzerine yan taraftaki markete gidip bir tornavida satın aldı ve geri dönüp kasayı açmaya devam etti. Bu sırada güvenlik kameraları onu 45 dakika boyunca kaydetti. Polis geldiğinde hırsız hâlâ kasayla uğraşıyordu. Tutuklanma sebebi: "Yetersiz ekipmanla hırsızlık girişimi."