Başta her mesajına kalp atan insan, bir süre sonra "görüldü" bile atmıyorsa geçmiş olsun. Soğuma başlamıştır. Bu bir süreçtir. Grip gibi gelir. Önce boğazda gıcıklanma yapar, sonra ilişki komple zatürre olur. Bilim insanları hâlâ çözmeye çalışıyor ama biz halk arasında biliyoruz: Soğuma, genelde küçük şeylerle başlar.
Eskiden Tatlı Olan Şeyler Artık Sinir Bozucudur
Eskiden: "Canımın içiii" Şimdi: "Niye böyle konuşuyorsun?" Eskiden sesli gülerdin. Şimdi sesi açınca telefonu yüzüstü çeviriyorsun. Bir dönem "Ay ne tatlı horluyor" dediğin insan, artık geceleri içinden "bir insan motor gibi nasıl çalışır?" dedirtiyorsa… evet.
Mesajlaşma Süresi Dramatik Şekilde Kısalır
İlişkinin başında:
- N'abıyon?
- Seni düşünüyorum
- Ben de seni
- Kalp
- Kalp
- Kalp
3 ay sonra:
- N'abıyon
- İyiyim
- He İşte o "he", bütün ilişkiyi özetler.
Sarılmak Yerine Kol Mesafesi Gelir
Eskiden yan yana otururken omuz omuza yapışık gezerdiniz. Şimdi: O koltukta görünmez bir Berlin Duvarı vardır. Temas minimuma iner. Sarılma süresi 0.7 saniyeye düşer. Öpücükler market poşeti uzatır gibi verilir.
Ufak Hatalar Büyük Dram Olur
Bardak yanlış yere konur: "Sen hep böylesin zaten!" Çorap yere atılır: "Ben senin annen miyim?" Soğuyunca insan karşısındakini artık sevgili değil, ev arkadaşı + stres kaynağı olarak görmeye başlar.
İç Ses Artık Yüksek Sesle Konuşur
Yanındayken aklından geçenler: "Buna mı aşık olmuştum ben?" "Evde internet var mıydı?" "Acaba yalnız kalmak daha mı huzurlu?" Eskiden onsuz yapamam derdin. Şimdi onsuz kahve içmenin hayalini kurarsın.
Gelecek Planları Buhar Olur
Eskiden: "Yazın tatile gidelim mi?" Şimdi: "Bak ben haftaya biraz yoğun olacağım…" O "yoğun", aslında duygusal boşluktur.
Sonuç: Soğuma Sessiz Gelir
Sevgiliden soğumak bağırarak olmaz. Kapıyı çarpmaz. Bildirim sesi çıkarmaz. Yavaş yavaş gelir. Önce mesajlar azalır. Sonra dokunmalar. En son "biz" gider. Ve bir gün fark edersin: Artık tartışmıyorsun bile. Çünkü insan sevdiğiyle kavga eder. Soğuduğuyla sadece aynı odada nefes alır.