(BİLİMSEL ADI: Motivasyonus Kaybolanus).
Bu kişi genelde pazartesi başlar. Çünkü pazartesi her şeyin sıfırlandığına inanır. İlk gün sahne şöyle: - Yeni eşofman... - Etiketi üstünde spor ayakkabı... - Kulaklık takılı, aynada hafif poz... - İç ses: "Bu yaz var ya… efsane geliyorum." Spor salonuna girerken resepsiyona bile karizmatik selam verir. Koşu bandına çıkar, 6 dakika yürür, 2 dakika koşar… Sonra nefesi kesilir ama belli etmez. Çünkü yan bantta 6 yıldır oradaymış gibi koşan biri vardır. İlk gün çıkışta:
Protein shake...
Duşta 45 dakika...
Eve gidince Instagram story: "Day 1 #disiplin"...
GÜN GÜN ÇÖKÜŞ TAKVİMİ:
2. Gün: Kaslar hafif ağrılı ama umut tam. "Normal bu, çalıştığını gösteriyor."
3. Gün: Merdiven inerken tutunarak inilir. Tuvalete otururken içten bir "ah" çıkar.
4. Gün: "Bugün dinleneyim, kaslar toparlansın."
5. Gün: "Hava çok soğuk."
6. Gün: "Arkadaş çağırdı, yarın iki kat yaparım."
1. hafta sonu: Pizza yenir. "Haftaya tertemiz başlarım."
ZİHİN BAHANE ÜRETME MODUNA GEÇER:
Artık spor salonu değil, beyin çalışıyordur: - Bugün çok yoğunum... - Trafik vardı... - Uykusuzum... - Ruhen hazır değilim... - Ay dolunay var, enerjim düşük... - Zaten zayıfladım gibi hissediyorum... Ve en tehlikelisi: "Evde plank yaparım." (Plank hiçbir zaman yapılmaz.)
SPOR ÇANTASI EVDE BİR ANI NESNESİNE DÖNÜŞÜR:
Bir köşede durur. İçinde hala temiz havlu vardır. Ayakkabı ilk günkü kadar parlaktır. Arada göz göze gelinir. Çanta: "Ne oldu bize?" Sen: "Yoğunum ya…"
ÜYELİK DEVAM EDER İNSAN GİTMEZ:
Her ay karttan para çekilir. Ama spor salonuna sadece Google Maps'te bakılır. Yanından geçerken camdan içeri bakılır: "Bak hâlâ açık." Sanki kapalı olmasını bekliyordun.
EN ACI AN:
Bir gün aynaya bakarsın ve dersin ki: "Ben bir ara spora başlamıştım…" Geçmiş zamanla.