* Yan yana dizilmiş deri döşemeli koltukları, bunun yanında kağıt biletler ile yolculuk yapmak Ikarus'lar sayesinde hayatımıza girmişti. Neydi otobüte yanık bilet kokusu ey gidi eeeyyy.
* Otobüsün körüklü kısmında yolculuk yaparken özellikle keskin viraj dönüşlerinde burada bulunanlar için Michael Jackson'ın meşhur dansı moonwalk etkisi gösterebilir.
* Duraklar da durmak için butonuna basıldığında "ciyk" diye çıkardığı o meşhur ses hala kulaklarımızdadır. O sesi duymadığımızdaki heyecanla "Kaaaptan orta kapıııı"
* Tabi birde kapılar açıldığında ve kapandığında gelen "tangur tungur" sesler.
O kapıların üstündeki meşhur "Kapıya dayanmayınız" yazısını p harfini değiştiren yurdum insanlarımı unuturmuyum.
* İkaruslar otomatik vites olduğu için şoför aninden gaza bastığında otobüs bir anda ivme kazanırdı böyle durumlarda en önden en arkaya kadar istemsizce savrulabilirsiniz. Böyle kısa bir oryantel dans figürü öğrenmiş olurduk.
* Otobüsün sesi öylesine yüksektir ki bu otobüs de yanınızdaki birisine laf anlatırken bağırmak durumunda kalabilirsiniz.
* Otobüsün en arka kısmı özellikle kalabalık arkadaş grupları için en ideal yerdir. Özellikle de genç gurupların yüksek sesli muhabbetleri sonrası yaşlı bir teyzem ya da amcamın "Susun bi ya yavaaş" uyarısı.
* Otobüsün tavan kısımlarında bulunan havalandırma kapakları, Otobüs içerisindeki yolcular tarafından el birliği ile açılarak hava sirkülasyonu sağlanırdı.
* Bugün Türkiye'sin de neredeyse 1 nesili işe ya da okula götürüp getirmiştir.
* Doğalgazla çalışan otobüsler ilk olarak İkaruslar sayesinde hayatımıza girdi.
* Son olarak üzücü bir haberimiz var ikarusların üretimi 2002 yılında sonlandırıldı :(
SEVGİ SÖZLERİ
70'lik eşlerin evine adamın 40 yıllık arkadaşı gelmiş. Adam karısına hep canım, cicim, tatlım gibi sözler kullanıyomuş.
Misafir merak etmiş ve sormuş:
- Yav biz senle 20 yıllık arkadaşız sen karına hep güzel sözler söyledin niye hiç ismiyle çağırmadın?
Adam:
- İsmini hatırlasam çağıracağım.
TEMEL FIKRASI
Bir gün Fransız, bir Alman ve Temel vampir olmuşlar. Gökyüzündelermiş. bunlar yarış yapmaya karar vermişler. En kısa zamanda en çok kan emen birinci olacakmış. Fransız gitmiş. 3 dakika sonra geri dönmüş ağzının kenarında kan varmış.
Temel ile Alman sormuşlar:
-Yaaa ne yaptın?
-Şu kilisedeki kızın kanını emdim.
Sonra Alman gitmiş bir dakika sonra dönmüş. Ağzının kenarında kan varmış.
-Ya sen ne yaptın?
-Şuradaki değirmencinin kızının kanını emdim.
Sıra Temel'e gelmiş. Gitmesiyle gelmesi bir olmuş. Yüzünün her tarafı kanlıymış. Ne yaptın böyle, kimin kanını emdin? Temel:
-Şuradaki direği görüyor musunuz
-Eveeett.
-Ama ben görmedim.
AlkışlıYorum
Mesleğim avukatlık. Doğal olarak sürekli adliyelerdeyim. Ancak 10 yıldır tanıdığım, 8 yıldır da evli olduğum kişi beni aradığında "Adliyedeyim."; yahut "Adliyeye gidiyorum." dediğim zaman hala şaşkın ve korkmuş bir şekilde "Hayırdır İnşallah?" demiyor mu... Deli olacağım. Hep aynı soru.