CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Evinize alacağınız kedi ile mülakat

Eklenme Tarihi 13 Kasım 2016
İnsan: İ Kedi: K
İ: Buyrun, hoşgeldiniz..
k: Mırr!!!
i: Dilimizi biliyor musunuz?
k: Evet ama genelde konuşamıyorum.
i: Ee, şimdi konuşuyorsunuz ya...
k: Yok. Şimdi bir yazar parodimi yapıyor.
O yüzden beni konuşturuyormuş gibi yapıyor.
Yani genelde konuşmuyorum.
i: Anladım. Zaten konuşuyor olsaydın bu mülakatta ne işin vardı değil mi?
k: Nasıl yani?
i: Yani gider bir sirkte falan çalışırdın herhalde.
k: Ben haber bülteni sunmayı tercih ederdim... Ya da maç falan anlatırdım.
i: Bu kedi halinle..
k: Halimde ne varmış? Düşünsene, maaş yerine günlük 100 gr et, uyumak için bir de sepet.. ssk primi yok, geçim indirimi yok..
İ: Kendinizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz?
K: Evde. Sizin eviniz de olabilir.
İ: Sizce sizi bu eve neden almalıyız?
K: Rahat batıyorsa ve evinizde misafir gibi yaşamak istiyorsanız, doğru kişiyle konuşuyorsunuz.
İ: Biraz açar mısınız?
K: Bunu, gecenin dördünde siz uyurken gelip yüzünüze oturduğum zaman ya da üç kişilik kanepede oturacak yer bulamadığınız zaman yeniden konuşalım.
i: Bence kendini aşıyorsun... Neyse, konuyu saptırma. Şartların nedir?
k: Sizin talepleriniz nedir?
i: Bilmem. Yani biz yeni evlendik. Öyle işte. Evde bir hareket olsun, bir canlının sorumluluğunu taşıyalım istiyoruz.
k: Çocuk yapın...
i: O konuyu karıştırmasan... Özel, malum.
k: Ama bundan sonra özeliniz olmayacak.
Ben bir kediyim ve evde herşeyi yaparım, her kapıdan girerim. Canım istediğinde oynarım, sıkılınca gidip uyurum.
i: Hımm..
k: Beni alıştırırsanız sağa sola çiş yapmam ama alıştırmanız gerek.
i: Peki, şurası uygun mu?
k: Evi kabul edersem tuvaletimi ben seçerim.
i: Anladım. Daha önce nerelerde kedilik yaptınız?
k: Valla 2 yıl kadar sokaklarda yaşadım, sonra güvenlik kedisi olarak bir özel firmada işe başladım, sonra da..
i: Hah! Hah! Afedersiniz, güvenlik kedisi mi? Gülmekten kendimi ala madım da...
k: Dalga geçiyordum elbette ki...
i: Öhm, hımm tamam, pardon...
k: İşte sokak yıllarımdan sonra bir evde 1.5 yıl kadar yaşadım. Sonra köpekle anlaşamadık. Ben de iş aramaya başladım. Referansım pek yok ama normal bir kediden daha az huysuzum ve tahminen espri yeteneğim normal bir kediye kıyasla daha fazla gelişmiş.
i: Az önce faka bastırdın zaten...
k: Her neyse kişisel değil.
i: Vay canına... Hayatımda hiç böyle bir kedi görmemiştim. Şaşkınlık içindeyim.
k: Neyse. Ben sıkıldım ya. Hadi beni işe alın da olsun bitsin. Çok konuştuk, yeter...
i: Ben hiç böyle kedi görmedim hayatımda.
k: İyi işte tamam. Mırr, miyav, pıh!
i: Peki peki... Senden iyisini mi bulacağım.
k: Hı hı...
i: Kabul, yarın gel başla.
k: Başladım bile!
i: Nasıl?
k: Miyav!!!

AYI
Avcılar kendi aralarında atıp, tutuyorlarmış.
Avcının biri;
- Geçenlerde İstanbul'da Belgrad Ormanları'nda ava çıkmıştım. Bir de ne göreyim, karşımda 5 metre boyunda bir ayı.
Avcılardan biri hemen atılır:
- Hadi be sende İstanbul'da Belgrad Ormanları'nda ayı ne gezer.
Avcı hemen cevap verir:
- İyi de arkadaş Allah'ın ayısı oranın Belgrad Ormanı olduğunu nerden bilsin?

Tavsiye ediYorum


Geçtiğimiz yıl D'li Cümleler isimli kitabı ile birçok ödül alan ve aynı zamanda Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İdari Kısım Bölüm Şefi olan Deray Yurdakul, Ceza İnfaz kurumlarında yaptığı söyleşiler ile örnek bir yazar olmaya devam ediyor… Çukurova Üniversitesi ve Adalet Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereği Ceza İnfaz Kurumlarındaki mahkum ve çalışanlara yönelik sosyal etkinlik ve yaşama kazandırmak amacıyla "Kitap ve Yaşam" konulu söyleşilere katılan Yurdakul yaptığı konuşmalar ve verdiği örnekler ile mahkumların kendilerini iyi hissetmesini sağladığı görülürken normal hayata geçişlerindeki rehabilitasyon içinde önemli tavsiyelerde bulunuyor.

AlkışlıYorum
Dün akşam izlediğimiz bir filmin en heyecanlı yerinde seslice bir osurduktan sonra tam o sırada filmde aktörün "Burnuma kötü kokular geliyor evlat" demesini kendi üstüne alınıp, "Karıcım bak gördün mü öyle bir osuruyorum ki oraya kadar kokusu gidiyor" diyen bir kocam var. Üstüne üstlük film Afrika'da geçtiğinden, osuruğunu oraya kadar göndermiş olmanın gururunu yaşıyor. Canım benim yaa...