CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Bağlaç olan de’lerin ayrı yazılmasına takan insanlar

Eklenme Tarihi 14 Kasım 2016
Türkçe'de en çok yapılan yanlışlardan biri; de, da gibi dahi anlamı taşıyan ayrı yazılması gereken bağlaçları bitişik yazmak. Bunu daha sonra ayrı yazılması gereken "ki" bağlacı ve "mı / mi" soru eki takip ediyor. Aslında bu eğitim önce ilkokulda daha sonra lisede Türkçe / Dil Bilgisi derslerinde veriliyor. Ama kimse doğru düzgün bunu öğrenip mezun olmuyor. Böyle olunca da her zaman doğrunun kullanılmasından yana olan insanlar ortaya çıkıyor ve bunlar yazım kurallarına takıntılı olarak nitelendiriliyor.
* Öncelikle kimse ile bir alıp veremedikleri yok. Onlar için herkes eşit. Dahi anlamındaki de'leri bitişik yazanlar hariç.
* Sosyal medyada, bir sınıfta ya da WhatsApp grubunda bir anda TDK polisi kesilebiliyorlar. Çünkü bu bir vatandaşlık görevi.
* Hatanızı size söylerken aslında sandığınız gibi bilmişlik taslamıyorlar. Sadece 12 yıl boyunca gördüğünüz Türkçe eğitiminin biraz hakkını verin istiyorlar. 12 yılda da bunu öğrenemediyseniz bir zahmet herhangi bir konuda ahkam kesmeyin...
* Aslında bu hataya bu kadar sık takılmalarının nedeni insanların genelinden çok kitap okumaları. Boş vakitlerini gerçekten boş şeyler yaparak değil, kendilerine faydalı olacak etkinlikleri gerçekleştirerek değerlendiriyorlar.
* Ayrıca oldukça nazik insanlar. Sadece sizi güzide Türkçemizi doğru kullanmanız için uyarıyorlar. Bak bu seferlik tamam. Ben senin yerine düzeltiyorum ama bir sonraki sefere öğren, doğrusunu yaz olur mu?
* Ama bu hatayı sıkça tekrarlayan ve hatasını kabul edip düzeltmeye çalışmak yerine zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışan insanları görünce çileden çıkabiliyorlar. Doğrusu "Çok da umurumda sanki, çok da tın!" olacak!
* Yolda yürürken şöyle bir tabela gördüklerinde sinirden gözleri seğirebiliyor. Ama en azından o ayı, o de'leri bitişik yazabilir. Ayı değilseniz lütfen imla kurallarına uyunuz...
* Ya da Twitter'da buna benzer bir tweet okuduklarında; içlerinde ekrana yumruk atma ihtiyacı oluşabiliyor. 100 x Söyledikleri için sinir olmak = de'yi ayrı yazmadığı için sinir olmak.
* Yani kısacası sizin yaptığınız basit hatalar yüzünden böyle naif insanların gözleri kanıyor... Bitişik yazdığınız o her dahi anlamındaki de, onların gözlerine bıçak gibi saplanıyor...
* IQ'ları ülke geneline göre oldukça yüksek. İyi bir eğitim almışlar, öğrenmeye ve öğretmeye her zaman açıklar. Belki de bu yüzden etrafta yazım yanlışı yapan birini görünce, onu uyarma ihtiyacı güdüyorlar.
* Biraz da şair ruhlular. Dahi anlamındaki de'ler ayrı yazılsın, sevenler kavuşsun istiyorlar. de'leri bitişik yazıp sevdiğiniz insanı üzmeyin...
* Sevdikleri insanın bu hatayı yaptığına şahit olurlarsa eğer, ondan anında soğumaları mümkün olabiliyor. Yani kısaca ilişki yaşayacağı insanda ilk aradığı kriterlerden biri dilimizi düzgün kullanması olabiliyor.
* Soru eki olan mı / mi / mu / mü'yü, Soru eki olan mı / mi / mu / mü'yü,
* Ayrı yazılması gereken ki'yi Ayrı yazılması gereken ki'yi
* Bir de bitişik yazılması gereken -de eklerini ayrı yazanları görünce... Bari kızın ismini ayrı yazmasaydın.
* Kalp krizi geçirebiliyorlar. Kalbimin orta yerinde bu nasıl bir imla hatasıdır böyle...
onedio.com

ŞOFEEEER
Bir gün taksiye binen bir müşteri şoföre bir şey sormak için hafifçe omuzuna dokunur.
Şoför bir çığlık atıp, direksiyonun kontrolünü kaybeder. Bir otobüse çarpmak üzereyken direksiyonu kırar, kaldırıma çıkıp, bir vitrinin önünde arabayı durdurur. Arkaya dönüp müşteriye:
"Hayatta bir daha bunu yapmayın!" diye bağırır.
Müşteri ise sakinlikle bir ufacık dokunmanın onu bu kadar korkutup, sıçratacağını düşünemediğini söyler. Bu arada kendini toparlamış olan şoför, müşteriye dönüp:
"Haklısınız, aslında sizin kabahatiniz yok.
Bugün benim ilk taksi şöförlüğüm, 25 senedir cenaze arabası şoförüydüm de..."

AlkışlıYorum
En kocaman alkışı anteni düzeltmek için çatıya çıkan, kendini sağlama almak için de beline ip bağlayıp ipin diğer ucunu da "Bu kadına güven olmaz." diye önce balkondaki demire sonra yengeme bağlayan amcamıza yollayalım.
Dizi izlemeye dalmışım. Kocama "Ne kadar güzel olurdu her gün okyanusu izlemek. Hiç keşke Lost adasına düşsek diye düşündün mü?" diyorum. "Ben tost adasına düşmek isterdim. Kaç gündür diziye dalıp beni aç bırakıyorsun!" cevabı ile kendime geliyorum.
Bir sonraki bölümü elimizde tostlarımızla izliyoruz.