Fakat konuşmalarının yarısı boştur. Sorulan en ufak bir soruya bile 8 gün aralıksız cevap vererek, seni sırt üstü yatırır ve göğüs kafesine üst üste yumruk atmaya başlar... Nefesiniz kesilir; ölürsünüz. Sonra da, "Niye cevap vermiyooon" derler. "Verecem verecem de önce senin bi ağzını burnunu kırıyım konuşturdun mu lan" diyesiniz gelir ama ortam bozulmasın diye; "Seni dinliyorum" diyerek incecikten bir laf sokmayla cevap verirsiniz. Ama o bunu laf sokması diye algılamaz. "Aaa beni dinliyor ne güzel" diye kendi koltuklarını kabartır.
Çok konuşanları iki bölüm altında araştırdık.
Çok konuşan erkek ve çok konuşan kadın.
ERKEK: Kadınlar bu tür erkekler için şöyle düşünür: Çok konuşup bunun hakkını veriyorsa, yani ne biliyim etkileyiciyse, sesi kulaklara çikolata kıvamında hoş bi baritonsa falan dinlemesi zevkli oluyorsa çok güzel. Fakat hem çok hem de boş konuşuyosa bu da yetmiyomuş gibi komik olmaya çalıyorsa, yüz adet kaynanaya bedel bir adam ve hiç çekilmezler.Bu tür adamlarla karşılaştığınızda ne yapmalısınız;
Ortamı açıklama yapmadan terkedin.
Kafasına önce güzel bir patlatın. Sonrasında "Sus ulan" deyin.
Yalnızsanız şansınız yok. Ama ortamdaysanız, yanınızdaki ile kulaktan kulağa konuşarak kahkaha atın ki alınsın. Mutlaka "Benim hakkımda mı konuşuyorsunuz?" diye soracaktır.
Ayağa kalkın yüzüne doğru bakın. Susacak ve ne yaptığını soracak. "Açma kapama düğmen neresi lan senin" diyerek çok konuştuğunu ima edin.
"Bi sus da motorun soğusun lannn" diye bağırın.
KADIN: Erkeklerin en çok şikayet ettiği kadındır. Erkekler bu kadınlar hakkında ne düşünür: 'Allah düşmanımın başına vermesin' dedirten kadındır. Yeni tanışıldıysa fazla yüz verilmemesi, sorularına mümkünse cevap verilmemesi gereken kadındır. 2 senede 8 sene yaşlanırsın.Aynada gördüğün görüntünden tiksinirsin yeminle. Seri şekilde konuştuğu takdirde akıl sağlığınızı saniyeler içerisinde mefta edebilecek bir çeşit kadın modeli.
Bu tür kadınlar aslında her şeyi bildiğini sanan kadın modelidir. Aynı şeyi 3-4 defa tekrar ederler, 'anladım' dersen bile anlatmaya devam ederler.
Dinlemediğin zaman ise 'Neden dinlemiyorsun?' diye trip atarlar. Sonra 'Yok dinliyorum' dersin üzülmesin, kırılmasın diye. Sonrası yine anlatmaya devam ederler. Hatta şöyle bir söylem vardır erkekler arasında;
Kadınlar ve silahlar arasındaki fark nedir bilir misin?
Kadınlara asla susturucu takamazsın...Bu tür kadınlarla karşılaştığınızda ne yapmalısınız;
İşiniz çıktığını söyleyip ortamdan kaçın, çünkü işinizi merak eder.
Ağlayın hiçbir açıklama yapmadan.
Aklınızda başka bir şey düşünün ama kafanızı sıkça sallayın. Dediklerini olabildiğince duymamazlıktan gelin.KADIN-ERKEK KOMİKLİKLERİ
Karımla alışveriş merkezinde dolaşırken birden önümüzden inanılmaz güzel bir kadın geçti. Nasıl oldu ben de anlamadım ama ilk defa bir kadına bu derece kilitlendim. Bu durumun farkında olan karımın şu sözleri ile kendime geldim."Bakma faslın bittiyse kavgaya geçeceğim!"
Dün haberlerde çıkan tekstil sektörünün krize girmesine kocamın yorumu: "Bak 1 aydır alışveriş yapmıyorsun, tekstil krize girmiş!"
"Seviyor musun?" dedim, "Seviyorum" dedi. "Ne kadar?" dedim, "Çok" dedi. "Ne kadar çok?" dedim. "Her akşam eve gelip dırdırını çekecek kadar çok..." dedi. Sustum...
Şiddetli kavgamız sırasında, "Gidiyorum ben, bitti!" dediğimde, "Dönerken mutfaktan su getir, sana laf anlatacağım diye boğazım kurudu!" diyen kocamı huzurlarınızda yılın kozalağı seçiyorum.
Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabısı ve siyah kemerini bir arada giyen babama annemin yorumu: "Toplama bilgisayar gibi olmuşsun!"
Bir alkış da Sema ismindeki sevgilisine doğum gününde 'semaver' hediye eden arkadaşıma gelsin lütfen.
Bir alkış da sınava giderken, 1 GB'lık flash diske dualar atan, sonra da boynuna asan ve cevşen niyetine kullanan kardeşime gelsin.
Hafta sonu babasıyla gezmek için süslenmeyi abartan oğluma "Oğlum çapkınlık mı yapacaksınız?" diye sordum. Oğlum tüm sempatikliğiyle cevap verdi; "Evet anne, babam da bakıyor kızlara ben de. Ama senin kadar güzelini görmedik!"HATA
Canı çok sıkılan kral bir gün soytarısını çağırmış ve demiş ki; "Soytarı, bana öyle bir hata yap ki, özürün kabahatinden büyük olsun.' Aradan birkaç gün geçmiş. Bir gün kral sarayda merdivenlerden çıkarken soytarı arkasından yanaşıp kralın kalçalarını okşamaya başlamış. Kral hiddetlenip arkasına dönmüş ve "Ne yapıyorsun soytarı?" demiş.
Soytarıdan şöyle bir cevap gelmiş;
- Pardon kralım. Sizi kraliçe zannettim...
AlkışlıYorum
Duygusal olarak yenik düştüğüm bir gün, odama kapanmış ağlıyorum. Bu sırada annesiyle beraber 5 yaşındaki yutulası yeğenim bizi ziyarete geliyor ve odama dalıyor. Beni ağlarken görünce gözlerini kocaman açarak, "Ne oldu, neden ağlıyorsun?" diye yanaşıyor. Kurtulmak için, "Param bitti, ondan ağlıyorum" diyorum. Ve muhteşem cevap geliyor; "Amaan! Ne vay ki, önce böyle susa susa değil zıyıl zıyıl ağlıycan, sonya oplaya oplaya ağlıcan; ondan sonya annen payayı veyiiiy!" Kendisi test etmiş de...