Bu konu son zamanlarda Ali Ağaoğlu'nun popüler reklamına benzetiyorum.
-Hayır bu değil?
-Yok bu değil?
-Bu da değilll?
Giyip çıkardıkça ve karar verememenin siniriyle ter basar, saçlar bozulur ve sonunda hiç düşünmeden ele geçirilen ilk şeyler giyilip sinir harbiyle evden çıkılır.
ZAMAN MEKAN FARK ETMEZ
Makyaj konusunda zaman mekan fark etmez. Arabası varsa otomobil giderken dikiz aynasını kullanıp makyaj yaparlar. Bu yapılırken ayrı bir boyuta geçer.
Hatta trafikte bunlardan çok görürsünüz. Bu sebepten genelde işe geç kalan taraf hep kadınlardır.
O yüzden bu konuda onlara anlayış tanıyalım derim ben.
ERKEKLER UZAK DURUN
Eğer bir kadın ne giyeceği konusunda tereddüt ediyorsa aman abi diyorum. Durma sessizce uzaklaş. Hatta kalk telefon aç bi yerlerden hazır mısın diye sor. Yoksa bütün hıncını senden çıkartır. Ya da yanındaysan:
-Hayatım bu nasıl oldu.
-Hımm güzel oldu hayatım.
-Yokk olmadı ya. (Fırlatır yatağa) Bu diyalog 15 defa tekrarlanır en sonunda. "Sen de herşeye güzel diyorsun" diye fırça yersin. Bu sırada ağzın yamulmaya ellerin titremeye başlar.
KOMİK ZEKA SORULARI
10 odalı bir butik otele 11 kişi geldi ve her biri ayrı oda istiyor. Otel görevlisi bu problemi çözdü: 11. kişiden 1. kişi ile birlikte bir süre 1 no'lu odada beklemesini istedi. 1 no'lu odada böylece 2 kişi vardı. Görevli 3. kişiyi 2 no'lu odaya, 4. kişiyi 3 no'lu odaya. 10. kişiyi 9 no'lu odaya aldı. 1 no'lu odaya geri döndü ve 11. kişiyi 10 no'lu odaya aldı. Şimdi herkesin 1 odası oldu mu?
GülüYorum
Bir gün sabahın köründe otobanda gidiyoruz emniyet şeridinde iki tane at koşturuyo arkasında da bi tane ekip otosu aynen şu anonsu yapıyo "düüürrşşşttt düüüürrrrşşşştt"
İLGİNÇ HABERLER SERVİSİ

PARMEN
Temel Paris'te bir otelde kalır. Barmenin biri, değişik şivesi nedeniyle Temel'i pek bir sever ve ona bir soru sorar:
- Mösyö, babamın bir oğlu var, ama benim kardeşim değil. Bu kimdir?
Temel düşünür, taşınır, dener, bulamaz.
- Pilemedum, kimdur? der. Barmen yanıtlar:
- Ben mösyö, ben!
Bu cevap Temel'in pek hoşuna gider, aynı soruyu o da köy kahvesinde sorar, kimse bilemez.
Temel'e sorarlar: Pilemeduk kimdur?
- Paris'te kaldiğum otelin parmenudur!
MÜHENDİS
Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar: "İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?"
Papaz cevap verir: "Yukarı bakmak isterim. En azından ölürken yüzüm tanrıya dönük olur."
Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıçağın hızı kesilir kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir.
Bu tanrıdan bir işaret olarak görülür ve papaz serbest bırakılır. Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla sarhoş da yukarı dönük olmak istediğini söyler. Aynı şekilde giyotin bıçağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır. En son sıra mühendistedir.
Mühendis de yukarı dönük infaz edilmek istediğini belirtir. Tam bıçak havaya kalkmışken mühendis bağırır: "Durun bir dakika, bıçaktaki sorunun nerede olduğunu anladım."
CEVAP: HAYIR, BU İMKANSIZ. 2 NO'LU ODADA 2. KİŞİ OLMALIYDI.