Eskiden film izlemek gerçekten bir maceraydı. Önce kaset bulunacak, sonra CD'nin çizik olup olmadığı kontrol edilecek, televizyonun karşısına tam saatinde oturulacaktı. Reklam araları bile ayrı bir sabır sınavıydı. Ama tüm bu zahmete rağmen film başladığında herkes dikkat kesilir, sonuna kadar izlerdi. Şimdi ise durum tamamen değişti. Binlerce film, dizi ve belgesel elimizin altında. Tek bir tuşla istediğimiz içeriğe ulaşabiliyoruz. Garip olan şu ki, seçenek arttıkça film izleme süresi kısaldı, buna karşılık film seçme süresi inanılmaz derecede uzadı.
Film gecesi hâlâ büyük bir heyecanla başlıyor. "Hadi bir film açalım" cümlesi kuruluyor ve herkes koltuğuna yerleşiyor. Ama o andan itibaren kimse aslında film izlemiyor. Herkes sadece afişlere bakıyor, açıklamaları okuyor, puanları inceliyor. Birinci film açılıyor. "Güzelmiş ama puanı biraz düşük." İkinci film geliyor. "Bu çok uzun, şimdi buna enerjim yok." Üçüncü film... "Bunu sanki izlemiş gibiyim ya." Dördüncü film... "Bunun sonu kötü bitiyormuş, moralim bozulur." Beşinci film... "Fragmanı güzel ama emin olamadım." Derken liste uzayıp gidiyor. Bir noktadan sonra film seçmekten çok, platformun algoritmasıyla psikolojik bir savaşa giriliyor.
Algoritma sürekli "Bunu beğenebilirsin" diye öneriler sunuyor, insan ise inatla "Hayır, ben daha iyisini bulacağım" diyerek aşağı kaydırmaya devam ediyor. Bu bir tür meydan okumaya dönüşüyor. Sanki doğru filmi bulmak bir başarı, bir zafer olacakmış gibi hissediliyor. En ilginç karakter ise hiç şüphesiz "Biraz daha bakalım" diyen kişidir. Onun için "biraz", normal insanların zaman anlayışından tamamen bağımsızdır. O "biraz" dediğinde aslında kırk dakika, bazen bir saat geçmiştir. Bu sürede kısa film çekilir, hatta montajı bile yapılır, ama hâlâ hangi filmi açacaklarına karar verilemez. Zaman akıp giderken herkes hâlâ başlangıç noktasındadır.
Kalabalık ortamda iş daha da karmaşık hâle gelir. Bir kişi aksiyon ister, biri komedi, biri korku, biri romantik, biri de "Beyni yormayan bir şey olsun ama konusu da çok sağlam olsun" der. Böyle bir film henüz sinema tarihinde çekilmemiştir ama herkes onu bulabileceğine inanır. Herkesin beklentisi farklı olduğu için ortak bir noktada buluşmak neredeyse imkânsız hâle gelir. İşin en ironik kısmı ise sonunda herkesin yıllardır ezbere bildiği bir filme dönmesidir. Saatlerce yeni film arandıktan sonra yine aynı klasik açılır. Çünkü onu seçmek tartışma çıkarmaz, kimse itiraz etmez. Replikleri ezbere bilinse de en azından filmin ilk kırk dakikası seçim yapmakla harcanmamış olur. Herkes içten içe "Keşke baştan bunu açsaydık" diye düşünür.
Artık film gecelerinin en uzun sahnesi filmin kendisi değil, menü ekranıdır. Belki de dijital platformların en çok kullanılan özelliği "Aşağı kaydır" butonudur. Eğer bir gün Oscar ödülleri bu duruma göre verilseydi, bu ödülü oyuncular ya da yönetmenler değil, kesinlikle kumanda kazanırdı. Çünkü asıl performans artık filmde değil, film seçme sürecinde sergileniyor.
BU SENE YAŞANAN FACEBAK'LIK OLAYLAR
MEKSİKA'NIN "BATMAN"I YİNE GÜNDEMDE:
Jalisco eyaletinde motosiklet hırsızlarını yakalayıp elektrik direklerine koli bandıyla bağlayan gizemli kişi, sosyal medyada yeniden viral oldu. Polis bu kişiyi ararken halkın bir kısmı ise "Batman görev başında" yorumları yaptı.
DÜNYA KUPASI'NIN YENİ KAHİNİ BİR BOĞA OLDU:
ABD'nin Teksas eyaletinde "Cowboy Houdini" adlı uzun boynuzlu boğa, yem kovalarını seçerek maç tahminleri yaptı. Hayvan kahin geleneğine yeni bir isim eklenmiş oldu.
13 KÖPEĞİ AYNI ANDA GEZDİREN ADAM FENOMEN OLDU:
Arjantin'de bir köpek gezdiricisi, bütün köpekleri milli takım formalarıyla gezdirince sosyal medyada milyonlarca kez paylaşıldı. Dünya Kupası coşkusu bu kez köpeklerle yaşandı.
TOPUKLU AYAKKABI KOŞUSU YİNE OLAY OLDU:
Madrid'de Onur Haftası kapsamında düzenlenen yüksek topuklu ayakkabı yarışı, renkli görüntüler ve bol düşmeli anlarla haftanın en eğlenceli organizasyonlarından biri oldu.
BANGLADEŞ'İN EN POPÜLER MANDASI:
"Donald Trump". Sarı tüyleri nedeniyle Donald Trump adı verilen bir manda, hayvanat bahçesinin en çok ilgi gören sakinlerinden biri haline geldi. Ziyaretçiler özellikle onunla fotoğraf çektirmek için sıraya girdi.
NEW YORK'TA KANALİZEME GİREN GİZEMLİ GRUPLAR ŞAŞKINLIK YARATTI:
Gece saatlerinde onlarca kişinin rögar kapaklarından yer altına indiğini gösteren videolar sosyal medyada gündem oldu. Kim oldukları ve neden girdikleri merak konusu.
HAMAM BÖCEĞİ KAÇAKÇILIĞI OPERASYONU:
Avustralya'da yaklaşık 100 bin nadir böcekle yakalanan bir koleksiyoncu, "böcek kralı" olarak manşetlere çıktı. Olayın ciddiyeti kadar ilginçliği de dikkat çekti.
"THE SIMPSONS YİNE BİLDİ Mİ?" TARTIŞMASI:
Dizinin 2026 Dünya Kupası finalini yıllar öncesinden tahmin ettiği iddiası sosyal medyada yeniden viral oldu. Ancak bunun gerçek bir kehanetten ziyade internette yayılan bir iddia olduğu belirtiliyor.
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
Gebzeli gazeteci Levent Altun, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, düğün ve nişan haberlerini sürekli silmek zorunda kaldığını belirterek, "Lütfen bundan sonra hiç kimse düğün ve nişan haberi ricasında bulunmasın. Ayrılanların haberlerini silmeye çalışmaktan gına geldi" diyerek trajikomik bir paylaşımda bulunuyor. Paylaşıma yapılan yorumlardan biri; "Sizin yine işiniz zor değil. Bir de dövmecileri düşünün. İsmini yaz, sil" diyerek durumu özetliyor.
ABD'nin Ohio eyaletinde doğan tek yumurta ikizleri doğumdan sonra farklı ailelere evlatlık verildi. Birbirlerinden habersiz büyüyen iki kardeşe iki aile de tesadüfen "James" adını verdi. İkisi de polislik yaptı, marangozluğa ilgi duydu, Linda isimli kadınlarla evlendi, boşandıktan sonra Betty isimli kadınlarla yeniden evlendi ve oğullarına James Alan adını verdi. Yıllar sonra karşılaştıklarında hayatlarının neredeyse aynı şekilde ilerlediğini öğrendiler.
TESPİTLİ YORUM
@SopalikAdam 3 yıldır her 15 günde bir aynı berbere gidiyorum, ve hep makina 3 numara... Hala her seferinde "Abi ne yapalım" diyor. Gelin başı yap.
@lolmilitan Sınav sırasında bir anda ayağa kalkıp hocaya "Bebeğim sen böyle her şeyi soracak mısın?" demek...