CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Köye yerleşmeyi düşünenlerin bilmesi gerekenler

Eklenme Tarihi 26 Temmuz 2026

Şehirde trafik, gürültü ve kalabalıktan bunalıp "Ben köye yerleşiyorum." demek kolaydır. Zor olan, köyün Instagram'daki gün batımı fotoğraflarıyla değil, gerçek hayatıyla tanışmaktır.

Köyde alarm kurmazsın, horoz kurar. Üstelik erteleme tuşu da yoktur.
Komşular seni tanımadan önce arabanı tanır.
Bir hafta içinde herkes nereden geldiğini, ne iş yaptığını ve neden taşındığını öğrenir.
"Marketten iki dakikada dönerim." cümlesi şehirde kalır. Ekmek bazen ciddi bir yolculuktur.
Sessizlik ilk başta huzur verir. Sonra "Bu ses neydi?" diye her çıtırtıyı araştırmaya başlarsın.
İnternet çekmeyen yer olabilir. O yüzden ilk öğrendiğin şey tavukların değil, telefonun nerede çektiğidir.
Sabah yürüyüşüne çıkarsın, dönüşte elinde domates, yumurta ve üç yeni tanıdık olur.
Çim biçmek romantik görünür. Üçüncü saatten sonra spor salonunu özlersin.
Bahçe işleri "Hafta sonu biraz uğraşırım." diye başlamaz. Bahçe seni tam zamanlı işe alır.
Kış hazırlığı diye gerçek bir kavram vardır. Reçel, salça, odun ve kömür bir anda hayatının parçası olur.
Şehirde takvim hava durumuna göre işlemez. Köyde bütün planlar yağmura göre yapılır.
Köpekler seni önce sorgular, sonra mahalleye kabul eder.
"Beş dakikalık iş" diye başladığın tamirat, akşama kadar sürebilir.
Herkes bir şey üretir. Sen de bir süre sonra "Ben de birkaç tavuk alsam mı?" diye düşünmeye başlarsın.
Akşam gökyüzündeki yıldız sayısı, şehirde bir yılda gördüğünden fazladır.
Elektrik kesilince ilk refleksin müşteri hizmetlerini aramak olmaz; el fenerini aramak olur.
Köyde zaman daha yavaş akar ama işler daha erken başlar.
Egzoz kokusu yerine gübre kokusuyla tanışırsın. Bir süre sonra garip şekilde alışırsın.
Doğa huzur verir ama doğanın sivrisineği, kenesi ve eşek arısı da paketin içindedir.
Köye yerleşmek aslında adres değiştirmek değil, yaşam tarzını değiştirmektir. Manzarayı değil, ritmi satın alırsın.

BUNU BİLİYOR MUYDUN?

2025'te Japonya'da 32 yaşındaki Kano adlı bir kadın, kendi tasarladığı yapay zeka karakteri Klaus ile sembolik bir düğün yaptı. Ailesi ve arkadaşlarının katılımıyla gerçek bir tören düzenlenirken, Klaus dijital bir çizim olarak temsil edildi. Kano, AI ile duygusal bağ kurduğunu, onu sevdiğini ve sistem çöküp onu kaybetmekten korktuğunu söyledi. Bu olay, insanların yapay zeka ile giderek daha fazla duygusal ve "resmi" ilişkiler kurduğu yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor.