Futbol takımı yeni sezona yapılanma içerisinde girerken camia içindeki karışıklık ise hala noktalanmış değil.
Beşiktaş'ta artık insanlar karamsar tablonun bir an önce dağılmasını istiyor.
Bu tabloyu dağıtacak olan da başkandır. Önceki gün yapılan divan kurulunda kulübe yıllarını vermiş "akil insan" diyebileceğimiz eski üyelerle konuşma fırsatı buldum. Hepsi dertli. Camianın hızla bir kopuş içerisinde olduğunu, şu an başkan olduğu için de Serdal Adalı'nın buna gerekli müdahalede bulunamadığını söylüyorlar. Başkanın konuşmalarını duyunca açıkçası ben de bu tarz serzenişlere hak verdim. Halbuki sayın Adalı, ilk geldiğinde birleştirici bir rol oynayacağını söylemişti.
Ancak bunun sadece söz de kaldığını görüyoruz.
Başkan daha önce olduğu gibi yine en güçlü taraftar grubu ile inatlaşarak gereksiz polemiklere giriyor, yetmiyor denetleme kuruluna kürsüde veryansın ediyor. Başkan yöneticilerin kasa kolaylığı sağlayarak daha fazla faiz ödemesini önlediklerini dile getiriyor. Bu bence de mantıklı. Yapılan yanlış değil.
Ancak denetleme uyarıyor bir daha yapmayın çünkü kongre size böyle yetki vermedi diyor. Başkan, en çok borç ödeyen yönetim olduklarını dile getiriyor. Evet bu konuda haklı olduğu yanlar çoğunlukta başkanın. Ama unutulmasın borçlar için evlerini ipotek ettiren Ahmet Nur Çebi, 10 milyonu hibe olarak içerde faizsiz 18 milyon eurosu bulunan Hüseyin Yücel de unutulmasın hatta dile getirilsin.
Lafın kısası arzulanan sportif başarı camianın huzurundan geçer. Bunun için de sayın Serdal Adalı'nın herkese bir an önce elini uzatıp sorunları rafa kaldırması gerekli!