Zira FED tarafından sağlanan yüksek likidite Doların uzun bir süre daha "carry trade" için kullanılmasına olanak sağlayacak.
Yüksek likidite ve düşük faiz ortamının korunması ve daha da güçlenmesi ise hiç kuşkusuz piyasaların temel sorunları görmezden gelme eğilimini artıracak. 29 Şubat'ta ECB'nin yapacağı 3 yıllık finansman operasyonunda (LTRO) yine yüksek tutarda bir fonlama sağlaması durumunda global piyasalardaki likidite daha da artmış olacak. Böyle bir durumda başta hisse senetleri ve emtia olmak üzere varlık fiyatlarında yeniden artış görülecek bir trendin başlangıcında olabiliriz.
Merkez'in kur hedefi tutacak
Bu gelişmeler sonrasında gelişmekte olan ülkelere fon akımları artacak ve Türkiye mali piyasaları da bundan olumlu etkilenecektir. Merkez Bankası bu hafta başında yurt dışı kaynaklı fon akımlarının artmasından hareketle düzenli döviz satım ihalelerini durdurmuştu. Bundan sonraki dönemde de fon akımlarının sürmesi bekleniyor. Paritede yükselişin 1.35'e doğru sürmesi olasılığı bulunuyor. Bu nedenle de $/TL kurunun 1.75 seviyesine kadar düşmesi mümkün. Fon akımlarının devamı ve TL'deki değer kazancı ile birlikte Merkez Bankası yüzde 5.75 olan politika faizi ile yaptığı fonlama rakamını artıracaktır. Bu dönemde Merkez'in yüzde 5.0-12.5 olan faiz koridorunu daraltması dahi gündeme gelebilir. Böylece fonlama maliyeti de düşecek ve enflasyon konusundaki kaygıların azalmasıyla tahvil faizleri de gerileyecektir.
Altın 1800 doları aşabilir
Artan likidite doğrultusunda altında da yükselişin devamı beklenmeli. Şuan 1722 dolar olan altın fiyatları kısa vadede 1800 doları aşabilir. Faizde beklenen düşüş ve fonlama maliyetinin yılbaşında beklenenden daha düşük olması olasılığı İMKB'yi destekleyecektir. İMKB'de toparlanma devam edecek ve geri çekilmeler sınırlı kalacaktır.