CANLI YAYIN
İsa Tatlıcan

İSA TATLICAN

Cumhuriyet’in bir özür borcu daha var

Eklenme Tarihi 28 Nisan 2026

Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat sosyal medyadan Kemal Kılıçdaroğlu için "Kılıç Artığı" demesi CHP'yi karıştırdı.

"Kılıç Artığı" tanımlamasının Alevi vatandaşlarımız için büyük bir travma olduğunu, CHP'nin Tek Parti döneminde gerçekleştirilen Dersim katliamında yeniden kullanılmaya başlandığını sanırım anlatmama gerek yok.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, oy deposu olarak gördüğü Alevileri küstürmemek için apar topar arkadan hançelerlediği Kemal Kılıçdaroğlu'na sahip çıktı.

Mine Kırıkkanat da bu sözün tarihsel bir anlamı olduğunu bilmediğini söyleyerek Alevi okurlarından özür diledi.

Konunun kapanmasını bekliyorduk ama kapanmadı.

Cumhuriyet Gazetesi de polemiğe katılarak Alevi okurlarını sakinleştirecek bir açıklama yaptı ve yazarlarına "daha dikkatli olun" mesajı verdi.

SÜNNİ MÜSLÜMANLARDAN DA ÖZÜR DİLEYECEK MİSİNİZ?

Peki Cumhuriyet Gazetesi sadece Alevi okurlarından özür dileyerek kurtulabilir mi?

Sünnilere karşı hiç mi özür borcu yok?

Cumhuriyet arşivlerini açın bakın. Hz. Muhammed'in aile hayatını diline dolayan, İmam Hatip Okullarını hedef alan, başörtüsüne saldıran, cami açılışlarıyla alay eden, oruç ibadeti hakkında saçma analizler yapan ve karikatürlerle dine saldıran sayısız içeriğe rastlarsınız.

Başörtülü kadını domuz suratlı çizen Turhan Selçuk'un ve Musa Kart'ın karikatürleri hala Cumhuriyet'in arşivlerinde. Özdemir İnce'nin islama karşı nefret dolu yazıları da duruyor. Google'a yazın hepsi çıkıyor.

Şimdi tekrar soralım. Cumhuriyet Gazetesi kendi gazetesinde yer almayan, sosyal medyada yapılmış bir hakaret nedeniyle okurlarından özür dileyerek Alevi inancına saygılı olduğunu açıkladı. Bence doğru da yaptı.

Peki Sünni Müslümanlar yıllarca aşağılanırken Cumhuriyet yönetimi neden sustu?

TOPLUMUN HER KESİMİNİN ONURU DEĞERLİ

Bir kesimin onuru değerli, diğer kesimin itibarı önemsiz midir?

Ayrımcılığa karşı olmak sadece ideolojik olarak yakın olunan gruplar için mi geçerlidir?

Sonuç olarak mesele bir özür metni yayımlamak değil, yıllardır kibirle kurulan bu nefret dilini sorgulamaktır. Türkiye değişti, toplum değişti, ezberler dağıldı. Hâlâ aynı küçümseyici dille konuşanlar ise yalnızca kendi yankı odalarında ses veriyor.

Cumhuriyet Gazetesi eğer gerçekten demokrasi, özgürlük ve insan onuru diyorsa önce manşetlerine, köşelerine ve hafızasına bakmalıdır.