Ünlü Alman markası Bosch'un Anneler Günü reklamı üzerinde birkaç gündür bir tartışma yaşanıyor.
İzlemeyenler için bir cümleyle özetleyeyim; Reklamda en kutsal değer olan annelik ile köpek bakıcılığını aynı kefeye koyan bir anlayış dayatılıyor. İzleyince "yuh artık" diyorsunuz.
Sosyal medyaya baktım. Bosch'un bu konuda sicili oldukça kabarık. Almanya'daki reklamlarda çocuklu geniş ailelere yer verirken, aynı reklamın Türkiye uyarlamasında çocuksuz köpek besleyen aileler ön planda.
Yani bilerek ve isteyerek Türkiye'de böyle bir reklam stratejisi izliyorlar.
Hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın her gün nüfusun yaşlanması tehlikesini ısrarla dile getirdiği günlerde.
Dahası, devletin tüm imkanlarını seferber ederek 2026 yılının "Aile Yılı" ilan edildiği zamanlarda.
Elbette reklamı yerelleştirmek en doğal hakları. Ama reklamı yayınlanan coğrafyaya uyarlarken o ülkenin kültürüne ve değer yargılarına saygı göstermelerini beklemek hakkımız değil mi?
Merak ettim. Bu reklamı oturup izleyen Bosch'un üst düzey yöneticileri ne düşünmüş olabilir? Türkiye'nin sinir uçlarına dokunacağını anlamamış olabilir mi?
Peki Yahudi kökenli ve İsrail destekçisi olduğu iddia edilen reklam şirketi bu reklamı tartışırken buradaki çocuksuz aile detayını ıskalamış olma ihtimali var mı? Hiç sanmıyorum.
Özetle, Bosch'un reklam dilindeki bu ayrışma, basit bir pazarlama tercihi değil, bilinçli bir çifte standarttır. Avrupa'da aile ve çocuk teması öne çıkarılırken, Türkiye'de Anneler Günü'nde annenin geri plana itilmesi, markanın en hafif ifadeyle kötü niyetli olduğunu gösteriyor.
Bosch yöneticileri, kendilerine potansiyel müşteri olarak yalnız yaşayan, beyaz yakalı, ülkesinin nüfus meselesini zerre önemsemeyen, at gözlüğü takmış muhaliflerden oluştuğunu düşünüyor olabilir. Dahası, Bosch markası hakkında oluşturulan bu olumsuz kamuoyunu da bir reklam stratejisi olarak görüyor da olabilir.
Ama şunu da unutmamaları gerekiyor. Madem bu kadar kötü niyetlisiniz ve ürün sattığınız ülkenin değerlerine en ufak bir saygınız yok. O zaman bu noktadan sonra doğacak tüm eleştirilere ve boykotlara da hazırlıklı olmanız gerekiyor.
Bosch'tan hala bir açıklama gelmedi. Eğer bu düşüncelerimizde haksızsak ve konuyu biraz abartıyorsak bunu gidermenin tek yolu samimi bir iletişimden geçiyor.