Önce skordan başlayalım.
60 dakikasını
10 kişi oynadığınız bir maçta iki kere geriye düşmenize rağmen maçtan
1 puan alarak ayrılmak kötü değildir. Bu yüzden
Fenerbahçe'de karamsarlığa yol açacak bir durum yok. Oyuna baktığınızda daha maçın başında
Antep gibi en büyük gücü koşmak ve mücadele etmek olan bir takıma karşı geriye düşerseniz işinizin kolay olmayacağı da futbolun gerçeklerinden biridir. Daha maçın başında yine bir yan top sonrası stoperlerinin ve kaleci Volkan'ın büyük hatasıyla geriye doğru düşmek
Fenerbahçe'nin moralini bozarken
Antep'e de büyük bir direnç kazandırdı. Özellikle ilk devrede hücum anlamında çok etkili olamayan
Fenerbahçe'de
Hasan Ali'nin oyundan atılmasıyla işler iyice zora girdi. O pozisyonda
Hasan Ali'nin faul yapmayıp devam etmesi daha doğruydu. Çünkü gol bile olsa sahada bir kişi eksik kalmaktan daha iyidir.
Fenerbahçe'nin
2-0'dan maçı çevirecek gücü vardı. Maçın
2. yarısı tam anlamıyla iki tarafa da gitti geldi. Beraberlik geldi sonra
Antep bir daha öne geçti. Ve bir beraberlik daha! Hakem
Serkan Tokat'ın çaldığı ya da çalmadığı düdükler maçın gerginleşmesine sebep oldu. Çok başarılı bir maç yönettiğini söyleyemem. Sonuçta
Fenerbahçe'nin bir iş kazasına uğradığını söyleyip yoluna devam etmesi en doğrusudur. Ama hiçbir rakibin de hafife alınmaması gerektiğini dün gece bir kere daha gördük.
MAÇIN EN İYİSİ GÖKHAN GÖNÜL
Müthiş bir enerjiyle oynadı. Golü de harikaydı
MAÇIN EN KÖTÜSÜ LUIS NANİ
Herkes ondan fazlasını bekliyordu. Etkili değildi.