İyi de oynasalar kötü de oynasalar sahada mücadele etmeyen Galatasaraylı oyuncu göremiyorsunuz.
Bütün oyuncular böyle coşkulu oynayınca da maç içinde hatalar yapsalar da telafi etmesini beceriyorlar ve maçları kazanıyorlar.
Dün akşam da böyle oldu. İki kez geriye düştü. Mersin'in yakaladığı gol pozisyonlarına engel olamadılar.
Ama oyundan hiç düşmediler.
Israrla galibiyeti kovalayıp 3 puana uzandılar.
Mancini ve Prandelli döneminde ikinci plana itilen oyuncular Hamza hocayla adeta yeniden doğdular.
Sabri, Emre Çolak, Umut Bulut, Telles ve Hakan Balta Hamza hocanın Galatasaray'ında çok önemli bir rol üstleniyorlar. Az yada çok oynamaları fark etmez. Oyunda oldukları sürece takıma katkı yapıyorlar.
Ama en büyük değişim tabi ki Burak Yılmaz'da. Şüphesiz Galatasaray'daki en verimli dönemini yaşıyor. Çünkü sadece gol atan bir oyuncu değil. 90 dakika mücadele eden takım oyununa katkı sağlayan ve arkadaşlarına pozisyon hazırlayan oyuncu durumuna geldi. Böyle bir Burak Yılmaz hem durdurulamaz hem de gol krallığının en büyük adayı olur.
Sonuçta Galatasaray çok zorlu bir maçı yine 3 puanla kapatmayı başardı. Ama asıl önemlisi şu maçı kazanırken taraftarını da mutlu etmeyi başarıyor. Bu en önemli kazançları. Böyle giderse TT Arena'nın tribünleri her maçta daha fazla dolar. Ve Galatasaray sezon sonuna kadar şampiyonluk yarışının içinde olur. Son olarak Fırat Aydınus'un bugün çok tartışalacağını söyleyebiliriz. Mersin lehine verdiği penaltı, Servet'in eline çarpan v e devam dediği pozisyon ve son olarak Burak ile Mitrovic'in mücadalesinde verdiği faul kararı ve penaltıyı es geçmesi güne damga vuracaktır.
Bu 3 pozisonla ilgili de net bir karar vermek çok zor. Karar sizin!
MAÇIN EN iYiSi BURAK YILMAZ
Hem golünü attı hem de çok çalıştı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ SERKAN BALCI
Özellikle 2. kendi kanadında aksadı.