Beşiktaş açısından ise alınacak bir 3 puan, Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılabilme adına çok önemli bir avantaj sağlayacaktı.
Yani Beşiktaş için 3 puan çok daha önemliydi.
KISIR BİR DERBİ
Ama her iki hoca da kazanmayı değil, kaybetmemeyi tercih ederek oynadılar. İlk düşünce, kaybetmemek olunca da pozisyon yönünden kısır ve orta saha mücadelesi şeklinde geçen bir maç izledik. Beşiktaşlı Jones'un hatalı pası sonrasında Kuyt'un kaptığı top ve yaptığı asistle, Sow'un filelere gönderdiği pozisyon, maçı canlandırır derken çok fazla hareketli bir maç izlemedik.
Devrenin sonlarında gelen Beşiktaş'ın beraberlik golü ikinci yarıda bizlere daha iyi bir maç vaad ederken Motta'nın 58. dakikada atılması, yine dengeleri değiştirdi.
Beşiktaş, bu şartlar altında 1 puan iyidir diye düşünürken, Fenerbahçeli oyuncular da turu haftaya kendi sahamızda atarız der gibiydiler.
Beşiktaş adına en büyük yanlışlık Atiba'nın sağ bek oynamasıydı.
DANY BOZDU!
Veli ve Atiba ikilisi yan yana oynadığı zaman, orta sahada çok daha dirençli bir Beşiktaş oluyor. Fenerbahçe'ye bakacak olursak, klasik oyunundan ve o müthiş temposundan uzak bir maç oynadılar. Emenike'nin suratinden faydalanmayı düşündükleri anlarda Beşiktaş'ta Dany'nin en az Emenike kadar atletik ve çabuk bir oyuncu olmasından dolayı bu plan işlemedi.
Gecenin olayı ise maçın son anlarında Halis Özkahya'nın anlaşılmaz bir şekilde verdiği ve çok tehlikeli bir noktadaki serbest vuruşu Caner'in direkt auta atmasıydı.