Dün geceki maçta bu sezon Avrupa'da oynadığı en iyi futbolu oynayan Kocaman'ın talebeleri Benfica'yı her hattıyla dize getirdi.
Benficalı oyuncularla girdikleri her mücadeleyi kazandı ama direkleri geçmedi. Maalesef ki başarılı olamadı.
FİNAL ÇOK YAKIN
Birçoklarına göre yarı finalin en iyi takımı olarak adlandırılan Benfica'nın mağlup edilemeyecek bir takım olmadığını gördük. Fenerbahçe'den çok daha iyi olmadıklarını da gördük.
Dolayısıyla final Fenerbahçe'ye çok yakın.
Gelelim saha içine. Fenerbahçe'de kötü oynayan zaten yoktu.
Ama olağanüstü iyi oynayan oyuncular vardı.
Başta Yobo ve Egemen ikilisi. Rakibin en önemli silahı Cardozo'yu sahadan sildiler.
Sonra Gökhan Gönül.
Maçın her dakikasına tıpkı Kuyt gibi kalbini koydu.
Tek tek saymak doğru olmaz. Hepsi son derece başarılı bir maç oynadı. Şimdi gelelim ikinci maça. İş tabii ki bu galibiyetle son ermedi.
Rövanşta aynı disiplin, aynı istek aynı sabırla oynamak şart.
Mehmet Topal ve Webo'nun cezalı oldukları için oynamayacak olmaları ve Meireles'in sakatlığı Fenerbahçe'yi bekleyen sıkıntılar olacaktır.
Ama benim dün gece seyrettiğim Benfica çok korkulacak bir takım değil.
Fenerbahçe oradan istediğini alarak dönebilir mi? Dönmeye çok yakın. Fenerbahçeli oyuncuların kupaya ne kadar inandıklarını iki örnekle anlatalım. Birincisi Cristian'ın kaçırdığı penaltıdan sonrası gözyaşları, ikincisini de Meireles'in sakatlandıktan sonraki yüz ifadesinde görebiliriz.