Ama 20. dakikadan sonra Fenerbahçeli oyuncuların orta alandaki dirençleri oyunu dengelendi.
Fenerbahçe, Niang ve Dia gibi çabuk adamlarıyla Beşiktaş kalesine gitmeye başladı. Kaleci Hakan'ın büyük hatası sonrasında gelen gol, Beşiktaş takımını çok fazla strese soktu. Fenerbahçe kalesinde gol bulmaya çalıştılar. Ama ilk yarının son dakikalarında Fenerbahçe'nin çabuk adamlarının hazırladığı 3 net pozisyon gol olsaydı maç ilk devre bitmiş olurdu.
Schuster ikinci yarıda Beşiktaş defansını orta sahaya kadar çıkartıp beraberlik golünü bulmak için Fenerbahçe kalesine yüklendi. Bu anlarda da kaptırdıkları her topta Fenerbahçeli oyuncular çok rahat pozisyona girebilirlerdi. Ki Fenerbahçe adına 3 net pozisyon ikinci yarıda gol olmadı. Ama Fenerbahçe takımının bu kadar geride oyunu kabullenmesi ve ilk golden sonra çok çaba sarf etmemesi Fenerbahçe adına düşündürücüydü.
Aykut hocanın yaptığı EmreÖzer değişikliğini anlamış değilim.
Bir sakatlık mı vardı, yoksa Emre'yi aşırı sinirli görüp o yüzden mi oyundan aldı. Bunu ilerleyen günlerde öğreneceğiz. Schuster'in ise daha ilk devre sakatlıktan dolayı iki oyuncusunu değiştirmek zorunda kalması elini kolunu bağladı.
Sadece bir hamle yapma şansı kaldı.
Ve o hamlesiyle de çok büyük bir risk almasına rağmen Beşiktaş'a puanı getirdi. Aynı zamanda bütün takım savunma yaparken Beşiktaş'a verdikleri pozisyonlarda Fenerbahçe adına gecenin kötü görüntüleriydi. Maçın sonucunu usta ayaklardan çok, her iki tarafın kalecilerinin yaptığı büyük hatalar belirledi. Bence iki takım da üzülmedi.
Özellikle Fenerbahçe, kaybetmemesi gereken bir maç oynadı.
Bu oyuncuların sahaya yansıttıkları mücadeleden ve yüzlerindeki gerilimden de belliydi. Son olarak merakla beklenen Alex mi, Guti? mi sorusunun cevabı açıkçası ortada kaldı..