Müthiş bir seyirci desteğiyle ve ideale yakın kadrosuyla sahaya çıkan Fenerbahçe, ilk 45 dakika boyunca istediği oyunu bir türlü rakibe kabul ettiremedi. Sağ kanatta oynayan Gökhan Gönül ve Mehmet Topuz'un çabaları ve solda Stoch'un bireysel yetenekleriyle kanatlardan gol bulmaya çalıştı. Ama, bu dakikalarda Fenerbahçeli oyuncular ceza alanı içinde çoğalamadıkları için aradıkları golü bir türlü bulamadılar.
İlk yarı boyunca Cristian ve Emre rakip ceza alanına bırakın girmeyi yaklaşmadılar bile. Böyle olunca Niang da top almak için kenarlara ve zaman zaman orta sahaya geldi.
Bir çok pozisyonda ceza alını içinde sadece 1 tane Fenerbahçe'li, 4 tane de PAOK'lu oyuncu vardı.
İkinci yarıya çok daha tempolu ve istekli başlayan Sarı-Lacivertliler, Emre ve Alex'in inisiyatif almasıyla oyunu tamamen rakip alana yıktı.
Emre'nin çektiği ilk şutun gol olmasıyla Fenerbahçe rahatladı. Ve ikinci gol için büyük bir baskı kurdu. Bu maçta Fenerbahçe, kanatları çok iyi kullandı. Bunda Gökhan Gönül'ün ve Stoch'un çok büyük payı vardı.
Özellikle Gökhan Gönül muhteşem oynadı. Fenerbahçe tarihinin gelmiş geçmiş en iyi sağ beki olma oylunda hızla ilerliyor. Aynı şekilde Stoch da özellikle birebir kaldığı anlarda rakipleri çok kolay geçerek iyi pozisyonlar hazırladı ve beyirciye büyük keyif verdi.
Emre'nin 75. dakikada sakatlanıp çıkmasından sonra oyunun kontrolü PAOK'a geçti. Bu dakikalarda Fenerbahçe' de temponun düştüğünü gördük. Volkan'ın oldukça kritik müdahaleleri Fenerbahçe'nin maçı uzatmaya taşıyabilmesine yol açtı.
Son 15 dakikadaki PAOK baskısı gelecek golün sinyalini vermişti. Haftalardır S.O.S veren Sarı-Lacivertli defans Bilica ve Lugano'nun ortak hataları sonucunda PAOK'a tur kapısını aralayan gol fırsatını verdi. Sonuçta ikinci yarıdaki 20 dakikalık Fenerbahçe baskısı ve iyi futbol turu geçmeye yetmedi. Ve Fenerbahçe kendinden iyi olmayan bir takıma elenerek Avrupa'ya veda etti.