Öncelikle bizlere müthiş bir heyecan kasırgası izlettiren bütün oyuncuları kutluyorum. Son zamanlarda en keyifli derbilerden bir tanesini izledik. Maçtan önce kadrolara baktığımızda bütün Fenerbahçe taraftarları sahaya çıkan on biri gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşadılar. Öyle ya Alex ve Stoch gibi bu takımın en iyi pas yapan en yetenekli iki oyuncusu yoktu. Kocaman'ın böyle bir 11'le sahaya çıkmasının bir tek sebebi olabilir. O da takımın direncini artırmak ve süratli gelişecek Trabzon ataklarına karşı takım halinde savunma yapabilmekti. İlk 15 dakikalık bölümde, açıkçası nasıl gol olacak diye beklerken Trabzonspor'un duran toptan bulduğu gol sonrası maç bir anda müthiş bir tempo kazandı. Fenerbahçe ilk devre 3 gol yemesine rağmen Trabzonspor'a gollerin dışında hemen hemen hiç pozisyon vermedi. Fakat Fenerbahçe'nin yediği ikinci golde Bilica ve Lugano'nun ortak hatası 3. golde de kenardan kullanılan duran topta 3 tane Trabzonsporlu oyuncuyu boş bırakmaları affedilmeyecek hatalardı. 3-1'den sonra Semih'in sakatlanması Stoch'un girmesiyle ilk yarının son 15 dakika Fenerbahçe'nin lehine gelişti. Farkı bire indiren F.Bahçe, Mehmet Topuz'la beraberlik golünü de atabilirdi. Topuz'un kaçırdığı pozisyon attığından daha kolaydı. 2. yarıya bu kez Trabzon müthiş bir tempoyla başladı. İlk 5 dakika içerisinde Yatara ve Teofilo, yüzde yüz golleri kaçırmasalardı maç 50. dakikada da bitebilirdi. İlerleyen dakikalarda her iki takım da birçok gol pozisyonuna girmesine rağmen skoru değiştiremediler. Özellikle maçın son bölümlerinde her iki takım da orta saha diye bir şey kalmadı. Bu iki takım adına da ilerleyen haftalar için çok büyük bir tehlike sinyaliydi. Şu bir gerçek ki, günümüz futbolunda önce temposu yüksek olan oyuncular tercih ediliyor. Bu yüzden iş yapacak ayakların temposunu yükseltip takıma monte etmek şart. Sonuçta çok keyif aldığımız oyuncuların müthiş mücadele ettiği sahadaki bütün oyunculara kocaman teşekkürler.