Açlar, toklar, bitik olanlar olmayanlar cümlesi.
Yoksullar, orta halliler, tiner koklayan çocuklar, genç kızları yoklayan adamlar!
Kimileri sinemaya gider gibi, kimileri ölüme gider gibi yürüyordu.
Kendilerini bağımsız hissedenler de yürüyordu, bakımsız olanlar da.
Sevdalılar da yürüyordu, sevdasızlar da.
Kiminin tırnaklarında dökülmüş ojeleri, kiminin parayı bulma projeleri.
Eldeki güzellikleri yitirmiş de, arta kalanlarla diğer insanları beslemek ister gibi yürüyenler de vardı.
Hayalleri tek başına, kendisi kalabalık.
Kimileri içi geçmiş, kimileri modası geçmiş gibi yürüyordu.
Kıyıya vurmuş yengeçler gibi yürüyenler de vardı.
Karıncayı incitmez biçimde yürüyenler de.
Hiç oralı olmayanlar da vardı, buralı olup olmadıklarının anlamı yoktu.
Hemşeri ayaklarını hiç sevmediğim için belki.
İstanbul'a kasten zarar vermeye gelmiş de. "Beni gönderdiler, kendileri yolda" der gibi yürüyordu.
Bazıları şehrin nemli ve kasvetli havasına uygun adım yürüyordu.
Kimileri kendine parantez açmış, kimileri bütün soruları üzerinde taşıyan şüpheli gibi.
Ceketinin astarında sıcaklığını taşıyan yaşlı adamlar da yürüyordu.
Elindeki pet şişeyle bir köpeğe bir damla su verebilmenin derdindeki genç kızlar da.
Kimileri tanımadığı birinin peşine takılmış gibi.
Kimileri iki ayağı bir pabuçta yürüyordu.
Teröre lanet okur gibi yürüyenler de var.
Kitap okur gibi yürüyenler de.
İnsanların asabını bozmak için yola çıkanlar da vardı.
Kendilerinden başkalarının yürüdüğünün bilincinde hareket edenler de.
Kimileri kaybettiği düşlerini arar gibi yürüyordu.
Kimileri kurşun bakışlarıyla birilerini tarar gibi.
Düşünüyorum da.
Her şeyin istediğimiz gibi olması gerekmiyor.
Ama istemediğimiz şeylerin olması da gerekmiyor.
Acı ama gerçek.
İnsanların yüzde 90'ı her kafadan aynı ses çıkarır gibi yürüyordu.
Mutsuz ve umutsuz.
Adam yerine konmamış gibi.
Tarık Dursun Kakınç
Marmara Basın Yayın'da okuyordum.
Ödev için Milliyet Gazetesi'ne gitmiştim de, bizi ağırlayan Tarık Dursun K'ydı.
Öğlen yemeğini birlikte yerken, magazin gazetecisi Mehmet Ali Canbek de masadaydı.
Gazeteciliğimin ilk resmi açılışı o gün başladı.
O sevgi dolu özel adam, gazeteci, yazar, şair ve eleştirmen Tarık Dursun K, önceki gün toprağa verildi.
Mekanı cennet olsun.
Mutluluk Takvimi
Bir karış toprağa bile çiçek ek.
Tuz ve şekeri az kullan.
Vapurla gezinti yap.Bir köyde yaşıyorum şimdi
Hiç sorma şirin mi şirin
Balığa çıkıyorum akşamları
Tadına doyum olmuyor
Türkülerin
Huzur buluyorum
Kuş seslerinde
Sevgiyle kucaklıyorum
Köylüleri
Hiç kötülük yok kalplerinde
Toprak kokuyor elleri
Senden yüreğim yandı
Acıları unuttum
Aşk defterim kapandı
Dostluğu mesken tuttum
Hakkı YALÇIN