Neredeyse 3 milyona yol alıyoruz.
Bakımevleri de yetersiz, büyüklere saygı da!
En utanç verici gerçeklerden birini uzman doktorlar söylüyor.
"Gençler yaşlılara bakmayı aşağılayıcı olarak görüyor." O yüzden ya ithal bakıcı, ya bakımevi, ya da kapının önü!
Yaşlıların final sahnesi!
***
Yaşlı insanların evlatlarına ağırlık yaptığı yalandır.
Genç olmanın dayanılmaz hafifliği, yaşlı insanlara ağırlık yapar.
Bakıma muhtaç insanlar, büyüyüp yetiştirdikleri çocuklarının sorumsuzluğunu gördüğü zaman gözlerinde yaşlanır yürekleri.
Buna yürek ağlaması denir.
Bedeli de yaşarken her gün ölmekle ödenir.
***
Dünle yarın arasındaki köprüdür yaşlı insanlar.
Onlar ihtiyaç halinde tutunmak için değil, ellerinden tutulmak için yaşlandılar.
Bizim geleneklerimiz de insan olmanın ruhu da bunu emreder.
Yaşlı olmak ayıp değil!
Ayıp olan onlara bakmayı aşağılayıcı görmek.
***
Bakımevlerinden yaşanmış hikayeler geliyor!
Altına kaçırdığı bütün gün susuz bırakılan yaşlıların hikayeleri.
Dövülenler var.
Yıkanmaları yasaklanmış olanları söylemiyorum bile.
Hapşırdıkları zaman "çok yaşa" diyenleri bile yok.
Çoğunun evlatları, sokak köpekleri kadar sadık olamıyor onlara.
Bizim kulağımıza gelenler, o yaşlı insanların bakımından sorumlu olan aile fertlerinin kulağına gelmiyor mu?
***
Şimdiki zamanın gençleri, hayatın kendilerine yaşlanacak kadar zaman tanımayacağını düşünüyorlar belki.
Ya da cennet reçetelerinin büyükler tarafından yazıldığını unutuyorlar.
Biz de diyoruz ki.
Kimse gençliğine güvenmesin!
Bugün büyüklerden esirgedikleri saygı yarın kendilerine gerektiğinde kırıntısını bile bulamayacaklar!
***
Yaşlılık; gençlerin vurdumduymazlıkları için bestelenmiş bir şarkıdır artık.
İçlerinde tonlarca yarayla!
Ama bilinmesi gereken bir şey var ki!
Her şey sırayla!
Ah çocuklar ah!
Çocukları kucaklarında severdi büyükler.
Masumiyet sonsuzdu.
Çocuğun ailesinin de, onu seven insanların da aklında zerre kadar istismar duygusu geçmezdi.
Şimdi çocuk sevmek ancak uzaktan mümkün.
Şeytanın kimin kalbinde gizlendiğini bilmek mümkün değilken!
Mutluluk Takvimi
Randevuna dakik ol.
Çocuğuna pasaport çıkar.
Yoksul bir mahallede iftar ver.
Bebek patiğine zil tak.Hikayenin sonunu
Hiç düşünmeden sevdim
Hüküm sürdüğüm kadar
Sende vazgeçilmezdim
Aşkın gözyaşlarını
Bir anda silmez zaman
Yaralı anılara
Elini sürmez zaman
Yazık ettiğin sevda
Bir gün kapını çalacak
Kalbinde pişmanlıkla
Gözlerine bakacak
İçin için yakacak
Birkaç özel dakika
Hakkı YALÇIN