Zorla görüntüsünü kaydedip, parmağındaki yüzüğü de gasp ediyor.
Ve mahkeme başlıyor.
***
Tecavüzcüye 34 yıl 8 ay hapis cezası veriliyor.
Ama bir ayrıntıda hukukun üstünlüğü yüzüğün fiyatına yeniliyor.
Kadının parmağından gasp edilen yüzüğün fiyatının 20 Tl olması nedeniyle, mahkeme sanığa üçte bir oranında indirimi uygun buluyor.
Kadının boğazının sıkılarak tehdit yoluyla tecavüze uğramasının ve gasp edilmesinin ağır bedeli, yüzüğün ucuzluğuna kurban gidiyor.
Bu da bizim hukukumuzun zaferi!
***
Yani bu demektir ki, yüzüğün ucuz olmasında indirim garantisi var.
Yani bu demektir ki, her biçimde gasp edilmenin yolu açık.
Gasp edilen eşyanın yerine sahtesini koyup, mahkemede delil olarak sunulduğu zaman, gaspı yapan çakal yaşadı.
"İmitasyondu zaten!" Evlere giren hırsızlara da gün doğdu.
"Çaldığım dolarlar sahteydi zaten!"
***
Kadınların tek başına toplu araçlara binmesinin imkansız hale getirildiği bir düzenden bahsediyoruz.
8 yaşındaki kızın bile cinsel istismara uğradığı bir ülkeden!
Bu kadarı var mıydı?
Yoktu, oldu!
Nasıl oldu, niye oldu diye sorguluyor musunuz?
Hukukun yokluğu, çakalların varlığını destekledi.
***
Hepimizin dahil olduğu bir film oynatılıyor sanki.
Aklımızın almayacağı sahneler görüyoruz.
"Adalete çağrıya" ayak uyduramayanlar; tecavüzcüleri bağışlamak için bir şeyler uyduruyorlar.
Bu konuda "Kırmızı alarm!" gerekiyor desek gülerler.
Unutmasınlar ki, hepimizin çocukları tehlike altında.
Yakılan orman hepimizi yakacak!
***
Her şey birbirinin içinden geçerken, toplumsal bozulmayı destekleyen gerçeklerin merkez üssü de ortada.
Koşun! Koşun!
Ahlaksızlığı onurlandıran filmler gelmiş televizyonlara!
Aklımızı oynatacaklar!
Mutluluk Takvimi
Öç duygunu körelt.
Özgürlüğü hiçbir şeye değişme.Çocuklar ölüm kokar
Acılar dilim kokar
Bu şehrin sokakları
Arsızca zulüm kokar
Analar açlık kokar
Gelinler başlık kokar
Bu nasıl bir alemdir
Dostlar kalleşlik kokar
Başımda duman duman
Öksüz seher yelleri
Her sabah yüreğimde
Açar isyan gülleri
Hakkı YALÇIN