Beyefendilerin sinirleri bozulmuş.
Bunların hepsi tatilden yeni geldi.
En kötüsünün yıllık ücreti 1 milyon Euro'dan başlıyor, 4 milyon Euro'ya kadar çıkıyor.
Ertesi günü, üniversite sınav sonuçlarının açıklandığı gündü.
Annelerin, babaların ve çocukların heyecanlarını düşündüm.
Eğitime sebil ettikleri hayata bakıp.
Futbolcuları kutsayan diller için, okumuş insanların hükmü yoktur.
Çocukların sınava girerken yüzlerinde oluşan endişeyi, okulllarını bitirdikleri gün, ikiye katlanmış olarak görürüz.
Çünkü bu ülkede adalet de yoktur.
İşe alınan gençler için, ya parti rozetine bakılır, ya da hamili kartlara.
Futbolcuların ilah sayıldığı bir memlekette, okumuş çocukların kul bile olamadığını görürüz.
Onların ki yalan hayatlardır!
Okuyan çocuklara "can simidi" diye yutturulan, aslında boyunlarına atılmış "kementtir!"
Yüzbinlerce üniversite öğrencisinin işsiz olduğu bir ülkeden bahsediyorum.
Futbolcular vergi ödemez.
Üniversite öğrencileri acıların bile vergisini öder.
Futbolcuların öfkesine makyaj yapılır.
Üniversite öğrencilerinin öfkelerine biber gazı sıkılır.
Futbolcuların ömürlük umutları vardır.
Öğrencilerin günlük umudu bile yoktur.
Okumuş insanları rendeleyen bir ülkenin, sendelemesinden doğal bir şey olamaz.
Ayak oyunları, bu ülkenin en büyük getirisi olmuşsa.
Futbolun siyah geceleri şölen gibi kutlanıyorsa.
Okumuş çocuklara, helalinden ekmek ve özgürlük verecek ülke özlemi, başka bir dünyaya kalmıştır.
Hayatların kolayca harcandığı, bu karanlık ülkede.