İSTANBUL Merter Tozkoparan uyuşturucu yuvası. Geceleri apartmanların önüne çekilen otomobillerin içinde uyuşturucu partileri var.
Afganlar ve Türkmenler duruma hakim, atları olsa cirit oynayacaklar!
Nasılsa onlar ayrıcalıklı, geceleri evleri basacak kadar kendilerini güçlü, arkalarını sağlam hissediyorlar.
Gençliğimin mahallesinde gençler talan edilirken, namuslu insanların duyduğu korkuların ve çocuklarını kaybetme endişelerinin önü açık.
***
Tozkoparan gençliğimde de sahipsizdi ama böylesine bir uyuşturucu pazarı oluşmamıştı.
Sokaklarında durduğu yerde yıkılan gençlik mevcut değildi. Çünkü yürekli insan çoktu, "bana necilik" yoktu.
Birileri uyuşturucu satacak da itibar görecek ve ceza görmeyecek ha!
Hey gidi yıllar hey, nerelerden nerelere gelmişiz. Şimdi iri dalgalar geliyor dipten, duyulmuyor! Sentetik uyuşturucularla gelecekler yağmalanıyor kimse empati yapmıyor.
Sorumluluğu üzerine alacak insan yok, o yüzden uyuşturucu altın çağını yaşıyor!
***
Bilinçaltına hücum eden uyuşturucunun ödettiği bedeller su yüzüne çıkarken, Güngören sokaklarında yürüyen lise çağlarındaki iki çocuğun aralarındaki konuşmasına bakın.
"Okuyup ne olacaksın oğlum, görüyorsun okumakta para yok!" "Okumayıp ne olacağım?" "Torbacı olacaksın torbacı! Onların kazandığını kimse kazanmıyor!" Yemin olsun bu konuşmalarda tek satırlık abartı ve yalan yok.
Eskiden "ne olacaksın?" diye sorulan çocukların verdiklerini cevaplarla şimdikiler arasında anket yapsınlar da sonuçları görkemli dizilerin çukurlarına atsınlar. Kişi başına düşen uyuşturucu miktarlarının hesaplanma çağına koşuyoruz artık.
***
Mesele sadece Tozkoparan değil, Bahçelievler'de torbacıların saltanatı var.
Florya'da uyuşturucu çetelerinin "üç seansta uyuşturucuya alıştırılır" konulu gençlik yatırımları mevcut.
12 yaşındaki okul çocuklarının "puf" denen elektronik sigarayı okullarına nasıl soktuklarını yazdım da kimsenin çıtı çıkmadı. O çocukların yarın daha tehlikeli tutkular için yoldan çıkmaları büyük ihtimal.
Bunlar 1001 gece masalları değil bu toprakların acı gerçekleri. Alınan mesafenin geri dönüşü varsa, o da bu çocukların birkaç yıl içinde başka çocuklardan neler alacaklarıdır. Aklınıza 'can'dan başka bir şey geliyor mu?
***
Çocuklarımız böylesine bir tehlike altındayken, hepimizin büyüdüğü topraklara ve mesleğine borcu var.
Ben o borcu ödemek adına yazıyorum bu satırları. Bir çocuğun bile kurtulmasında payım olsun diye! Bir uyuşturucu çakalı yakalansın da gözüm arkada kalmasın diye!
Her şeyden önemlisi bu satırları okuyan birileri harekete geçsin diye.
Umursamıyor beni
Cezamı sürdürüyor
Deli gibi sevdiğimi
Bildiği halde
Bıkmadım usanmadım
Yokluğunu sevmekten
Beni mahrum ediyor
Sevdiği halde
Varlığım yokluğuna
Armağan olsun
Tenine başka ten
Değene kadar
Bu yürek senden hiç
Vazgeçmeyecek
Sen peşimi bırak
Diyene kadar
Hakkı YALÇIN
MUTLULUK TAKVİMİ
Bugün bir insanın meleği ol.
Anne kediyi doyur.
Uyuşturucuyla aktif mücadele et.
Yürüyüş yap.
Tarih boyunca radyolarda dinlenen en güzel şarkıdır; 'Lili Marlen!'
DELİLER!
Deliler gerçek dosttur, kimseyi sırtından vurmazlar, onlarda sınıf ayrımı ve kalleşlik ruhu yoktur.
Kozmik bir ışın vardır gözlerinde, karanlıklara en çok onlar itiraz eder.
Yürüyen merdivenlere binmez asansör kullanmazlar, gökyüzüne dayanan merdivenleri vardır. Mal varlıkları karşılıksız sevgidir, onları deli eden de insanların birbirine nefretidir zaten.