KARŞIMIZDAKİ insanların düşündüğümüz insanlar olmadıklarını birçok şeyi kaybettikten sonra anlıyoruz.
Kalbimize saplanan bir bıçak, dost zannettiğimiz insanların "sahteliği" kadar yaralayıcıdır. Çıkarları için eğilip bükülenlerin omuzlarındaki melekleri düşürdüğünü de görüyoruz, para için alçaklarda süründüklerini de.
Oysa adam olan; ya çocukların ayakkabılarını bağlamak için eğilir ya da dostlarının dizlerinin çözülen bağları için. Ama şerefsiz kazanç için asla!
***
Şimdiki zamanın kirli penceresinden bakınca belki görülmez ama bir zamanlar bu topraklarda sevgi, saygı ve onurlu duruş denen gerçekler vardı. Paranın ve yalanın dili her şeyi susturdu.
Fazladan bir sıfıra her şeyini satanlar çoğaldı. Sırtımıza aldıklarımızın sırtımızdan vurmalarına şaşırmıyoruz artık. O yüzden bu devirde kimseye sırtınızı dönmeyeceksiniz!
Ne güzel sözdür o; "ucuz dostluklar pahalıya mal olur!" Dostluğunuz ucuzsa "kaça gittiğinin" önemi yoktur zaten! Öyle satıcılar "üçüne beşine" bakmazlar!
***
"Para insanlığın gelişmesini engelliyor" dersem, değerleri üç paralık edenleri işaret etmiş olurum ama namuslu insanlara da haksızlık etmiş olurum. O halde cümlemi değiştirmeliyim, "para onursuzluğa müsait olanların gelişimini hızlandırıyor!"
***
Bir zamanlar birbirine elini uzatanların imecesiydi hayat.
Annelerin gözleri iki cennet kuşu, babaların gözleri iki devriye. Genç kızların çeyiz sandıkları dolu, delikanlıların bakışlarında, haksızlığa basılmış iki mühür. Arkadaşını yolda bırakmak ayıp bir şeydi de yere düşenin üzerine basmak görülecek şey değildi.
Şimdi soruyorum da "ne oldu bu memleketin insanlarına?" diye. "Sır oldu" diyorlar.
***
Muhabbet bağları kurudu, kolay yoldan elde edilen "popülerlik" saygınlığı solladı. Güven duygusu sıfırlandı. Kavga çıkarmak hususunda ustalaştık, vurmak kırmak eyleminde vahşileşmeyi sever olduk. Bize ne yaptılarsa yaptılar aşı tuttu.
Anlayacağınız istenen kıvama geldik!
Oysa bizler böyle değildik!
***
Her şeyi düzelebilir ama insanların içine işleyen ahlaksızlığın kökünü kurutmak mümkün değildir artık.
Yalan bir toplumun en büyük ahlaksızlığı haline geldiyse, kolay ve haram para da yanına iliştiyse, geçmiş ola!
Bir memlekette kirli ellerle tokalaşmak, dosta el uzatmaktan daha değerli hale geldiyse "elde" sadece "eski dostlar" şarkısı kalmıştır!
Dostların yenisini de yeller almıştır!
MUTLULUK TAKVİMİ
Ekranlarda güvendiğin insanı izle.
Çocuklar için uçurtma yap.
Acılı insana candan sarıl.
Bir yanmış sigara
Bir solmuş resim
Sensiz gecelerin
En güzel düşü
Çıkmasın aklından
Yaşlı gözlerim
Seni bulur muyum
Asker dönüşü
Zaman mutluluğu
Bir anda yıkar
Kalbin beklemekten
Belki de bıkar
Bakarsın karşına
Başkası çıkar
Seni bulur muyum
Asker dönüşü
Hakkı YALÇIN
Dünyada hiçbir şeyim yok diye sızlanma, kendi kaderinin sahibisin!
Hey gidi yıllar!
Eskiden nisan yağmurları olurdu, çabuk geçerdi de şarkılara bile konu olurdu. Şimdi bakıyorum bahar bile gelmek istemiyor sanki. Bulutları dağıtamadık. Gökyüzünde uçurtmalar olurdu, çocuklara özgürlüğün değerini anlatamadık.
Eski güzelliklerle ilgilenen birkaç kişi kaldık, böyle yazılarla teselli buluyoruz. Bu yalan hayatta!