Beraberlik de gelebilirdi.
O yüzden takımda galibiyet için mücadele edenlerle galibiyete "müdahale" edenler arasındaki sonuçların yan etkilerini görmeye gerek vardır.
Takımlar en çok böyle kazanırken kendilerini sorgulamalı.
***
Tisserand'a baktım da takımına yenilgi sipariş etmeye meraklı "paket servis görevlisi!" gibi.
Ne pozisyon zekası var ne yeteneği. Fenerbahçe'nin içinde bulunduğu şartlar bu adamı oynatmaya mecbursa 18 transfer niye yapıldı?
Ya da Erol Bulut'un bu adamda gördüğü sihri biz göremiyoruz.
Ama Ozan Tufan'da faul pozisyonlarındaki ucuz numaraları herkes izliyor ve kimse bu adamı uyarmıyor; "burası Fenerbahçe kalk ayağa!" diye.
Futbol ağırlık ister Ozan! Kilo hesabı değil duruş hesabı.
***
Benim için haftanın en güzel görüntüsü Fatih Terim'in Hatayspor maçında üçüncü golü atan Kerem Aktürkoğlu'nu alnından öpmesiydi.Hayattan haklarını alanlar o hayatın hakkını ödemekle yükümlüdür.
Bazen bir delikanlıyı alnından öperken görüntülenen fotoğraf şampiyonluk kupasını kaldırmaktan bile değerlidir.
Fatih Terim'in o kupayı kaldırdığı fotoğraflar çoktur ama bir futbolcusunu alnından öptüğü azdır.
İzin verin de insanlar sizi böyle hatırlasın Sayın Terim!
Kendinizi kaybederken değil!
***
Denizli'de sportmenliğin elektrikleri yine kesildi.Başrolde küfür!
Bu ülkede adamlık zor bulunan bir şey.
Hele futbolda!