Hiçbir sihirli formül, şöhret ve parayla insanların değişmesine engel olamamıştır.
Bizlere kısa yol öğretisinden kalan en anlamlı gerçek budur!
Bazen insanları çileyle sınarsınız.
Hayatın yanlışlarından bizleri koruyan, geçmişte çektiğimiz acılardır.
Anlaşılması gerekeni anlamak budur belki.
Dert ortağınız anlamasa bile!
Bazen hukuku davalarla sınarsınız.
Kendinden olanı koruyan sisteme bakarsınız.
14 yaşındaki bir kız çocuğunu iki kez Adli Tıp Kurumu'na göndermekle, suçluyu tırnak içine almak arasındaki sisteme bakarsınız.
Ruhsal eğitimle, ruhsal çöküntü arasındaki farkı anlarsınız.
Bu acımasız hayatın içinde.
Bazen özgürlüğü giysilerle sınarsınız.
Başörtüsü ve pantolon özgürlüğün simgesi sayılır.
Suçunu bilmemenin bile hala suç sayıldığı bir memlekette.
Vicdanınızın hakimliğine sığınırsınız.
Bazen ucuz tehditlerle sınarsınız hayatı.
Bir profesörün kendilerini "polisiz" diye tanıtan dolandırıcılara 50 bin dolar ve 10 bin TL'yi sorgusuz sualsiz teslim etmesine bakarsınız.
Bu profesörün çocuklara "günde 10 tane yumurta yiyin" diye sağlık telkininde bulunmasına acı acı gülersiniz.
Çocuklarınızın sağlığının "yasal sahibi" olacak kadar yakınınıza gelen birinin, yasal olmayan tehditlerden neden korktuğunu hesaba katarak!
Acımasız politikaya kul olmanın karşılığı, haksızlığa köle olmaktır.
Ne acıdır ki, akıl bile güçlünün tarafını tutuyor artık.
Bir demir çubuk, bir bardak suyu toprağın altına çekebilir ama.
Yanlışları sızdırmaz.
Tek başınıza çıktığımız tuhaf bir yolculuktur hayat.
Kendimizi doğrularla ve yalanlarla sınarız.
En güvenilmez canlıdır insan.
Düşerken tuttuğunuz el; zamanı gelince sırtınıza saplanan hançeri tutar.
Kendi merhametinizi sınamışsınızdır da.
Karşınızdaki insanın ihanetini sınamakta geç kalmışsınızdır.
Canınız sağolsun.
İnsanlığın şanına yakışan çok şey kalmadı zaten.
Bırakın namı yürüsün!
Şöhretli adımlarla!
***
İstanbul trafiği
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul gerçeğini dile getirmiş. "İstanbul trafiği sandığı etkiler."
İstanbul'un cehennemidir trafik.
Çözülmesi mümkün olmasa da, büyük alışveriş merkezlerinin ve rezidanslarının yol kenarına yapılmasına izin verilmemesi gerekirdi.
Ve dikkat çekilmesi için biraz geç kalındı.
***
Türkiye'de demokrasi olgunlaşıyorsa, o demokrasi gençlere daha anlayışlı davranmak zorunda!
***
Mutluluk takvimi
Çocuklara renkli çoraplar al.
Türkü dinle.
Manikür yaptır.
Güvercinlere yem at.***
Sarılır geceler
Gözlerimize
Karanlıklar basar
Yüreğimize
Kanımız desendir
Elbisemize
Her köşede bizi
Durduranlar var
Eşkıyalar basar
Köylerimizi
Süngüyle keserler
Yollarımızı
Arkadan bağlayıp
Ellerimizi
Bir kurşunla bizi
Vurduranlar var
Hakkı YALÇIN