Korktuk ama reaksiyon gösteremedik. Öylesine sefildik ki. Ayakta ölmeyi bile beceremedik.
* * *
Maçın başında, Almanlardan çok koşuyor görüntüsü içindeydik de... Onların topu daha iyi koşturduğuna baktım. "Bizleri yormanın sinsi planı" diye düşündüm.
Savunmasını ilerde kuran Almanlar'a karşılık, hücum düşüncesini beyninde öldürmüş bir milli takım, hiç iç açıcı görünmedi bana. "Bizim için geleceği olmayan gece manzaraları" dedim
* * *
Sol yanımız, bizler için intihar vadisiydi, Almanya için biletsiz geçiş yapılan köprü!
Emre sıradan, Özer'in bu takımda zaten işi yok.
Gökhan Gönül, hayatının en kötü maçlarından birinde.
İlk yarıda gecenin kumandasını ayaklarında gezdiren Almanlar'dı.
Golü de biz çağırdık.
* * *
İkinci yarıda saha içindeki felaketimizi çekip alacak bir değişiklik bekledim.
Biraz bdirme yapıldığında, Almanya'nın açık verdiğini de gördük.
53. Dakikada Halil'in kaçırdığı bir pozisyon var. Vuruş kötürüm.
Bu risk alma operasyonunu, "ilk yarıdaki kabusun kişiliksiz oyuncuları karakter takılıyor" diye yorumladım.
Ama Almanya'ya geçici bir rahatsızlık vermekten öteye gidemedik.
Ve Mesut'tan ikinci gol.
Sonra tribünleri erkenden dışarı davet ettiren üçüncü gol...
* * *
Sonuç olarak...
Almanya'nın sıradan futbolu karşısında bile un ufak olurken.
Bize yenilginin dayanılmaz hafifliği kaldı.
Bu sonuçla sadece 3 puanı yitirmedik. Bizi kendimize büyük gösteren dev aynaları da kırıldı.
* * *
Saha kenarındaki heybetli korkaklık heykellerine gelince..
Hiddink ve Oğuz Çetin arasında garip ortaklık varsa!
Defterleri kontrol etmenin tam zamanı.
Sonucun ağır yarası bize kaldıysa.
Cezasını onlar üstlensin.