CANLI YAYIN

İsyanın Alevi

Eklenme Tarihi 08 Ekim 2010
Çarkıfelek programında Erzincan'a canlı yayına bağlanan, ruhu ölü bir adam. "Burada mum söndü mü yapıyoruz?" diyerek, Alevileri hedef alıyorsa.
Ve bu ülkenin televizyon kanalları, o adamı el üstünde taşımak için yarıştaysa.
O adama tepki göstermek adına atılan bütün yumurtalar haktır.
Benden de bir düzine!
***

Popülerliğin küstahlaştırdığı adamdır Mehmet Ali Erbil.
Ama asıl suçlu arkasındaki güçlerdir.
Nasılsa para kazanmanın anayasasında ahlaki değerlerin hükmü yok.
Pantolon indirmesinde de, kitleleri karalamasında da sakınca yok.
İşin asıl utancı.
Arkasında, kendisine benzeyen kitleler bile mevcut.
***

O Mehmet Ali Erbil, yaptığı çirkinliklerle, kaç kez noktayı koydu ama...
Şu virgülün boyunu eğen kaypaklığı yok mu?
Yeniden doğurdular onu, sistemin görev adamı olarak!
Erdemlerin, ahlaki değerlerin talan edildiği bir ülkede, bir Aleviler kalmıştı saldırmadığı.
O işi de yüzünün akıyla (!!!) tamamladı.
***


Şimdi ne olacak?
Kansız katliamların arkasında duranlar için aslolan reytingtir, paradır!
Program yayından kalkar, yerine yenisi başlar.
Onlar ellerindeki malzemeyi, Alevilerin haklı tepkisiyle besleyip, büyütürler.
Getirisi bol bir kazanca dönüştürürler.
Onlar birbirlerine ölesiye muhtaçtır.
"Yazı ve tura gibi!"

* * *
İŞSİZLİK MEKTUBU
Bir mektup geldi. "İş istiyorum" diyor genç bir delikanlı. "Ekmek parası kazanmak ne kadar güç."
Boğazında bir yumruk, nefes alamadığını belirtmiş.
Aynı hayatın damarında, hep kendilerinden olana kan veren sistemi işaret etmiş. "Allah aşkına" deyip soruyor. "Ben insan değil miyim?" "Evime ekmek götürmek benim de hakkım değil mi?"
Bir fotoğrafını da koymuş. Gözlerindeki açlığın korkusunu gösterebilmek için belki.
Keşke güneş onlara yüzünü gösterebilse.
Keşke.

* * *
Hayatta en zor şey, amaçsız insanlarla yaşamaktır.

* * *
Üniversitede parasız eğitim isteyen iki öğrenci yaka paça dışarı atıldı. İşte size özgür üniversite!
İşte demokrasi!

* * *
8 Ekim 2010
Mutluluk takvimi
Bebekleri güldür.
Cenazeye gidecek zaman bul.
Pratik konserve açacağın olsun.

* * *
Dizleri kanıyor
Çocukluğumun
Eskimedi sevdan
Ahşap düşlerde
İki gözüm
İki eylüldü senle
Hep takılı kaldı
Pencerelerde

Kül olup uçardık
Yanardık aşktan
Üflerdik ateşi
Sönmesin diye
Korkardık nazardan
Öcüler gibi
Başka aşklar bizi
Yakmasın diye
Hakkı YALÇIN