Demokrasiye ihtiyacı olmayanların, parasıyla her şeyi halledeceklerini zannetmesinden daha berbat bir yanılgı olamaz.
Korkmasınlar!
Gerçek demokrasilerde düşünce masrafı yoktur.
İnsanların odalarına böcek koyup dinleyenler.
Telefonları dinleyenler, hatta komşusunun duvarına bardak koyup dinleyenler.
Bir gün olsun kendilerini dinlemiş midir acaba? "Ben nasıl insanım" diye.
Bu ülkede bir kadının ölümü, tayt giydiği için tahrik edici sebep sayılıyorsa.
O ülkede eşlerini öldüren kocaların önü açık demektir.
Hayatın kör noktalarını yakalamak için ruhun derinliklerine inmek gerekir de.
Yükselen değerin alçaklık olduğu bir ülkede bunun hükmü kalmış mıdır?
İnsan ne yoksulluktan, ne hapisten, ne ölümden, sadece korkak olmaktan korkmalıdır.
Suçlu düşüncelerini teslim edecek kadar yürekli davranan birini tanıyorsanız çok şanslısınız!
Adaletsizlik demokrasinin damarlarında dolaşan mikroplu kanı öylesine sevmiştir ki.
Ancak hastalık halinde dikkat çeker.
Bana hep soruyorlar, neden hep maziye koşular düzenliyorsun diye.
Şimdiki zaman insanlık patentine sahip değil.
O yüzden mazinin her saatine kurban olayım.
Şimdi belden yukarısı tutmayan delikanlılık modayken.
En şerefli mesleklere bile şüpheyle bakılırken.
Benim geleceğe aydınlık bakmam için hiçbir sebebim yok.
O yüzden...
Bu yazıyı yazmama sebep olanlar utansın!
***
İsrail'in eriyen bomba stoklarını Amerika 1 milyar dolara yeniledi. Obama için para gelecek yerden çocuk ölümleri esirgenmez.
***
Sorumsuzlar
Sabahları Bakırköy'den başlayıp, Sirkeci'ye kadar uzanan sahil yoluna bakıyorum.
Günü orada serinlemek, piknik yapmak için kullanan insanların geride bıraktığı pisliklere bakıyorum. Her gün aynı fotoğraf.
Yediklerini önünde, yemedikleri arkalarında bırakanlar, ertesi günü orada oturacaklarını bile hesaba katmıyorlar.
Benden sonra tufan diyenlerin hesabıdır bu! O piknik alanlarında çocukları için ürettikleri mikrobu bile görmeyenler, neyi görebilir ki!
Sorumsuzluk mikrobu onların ruhundayken!
***
Bana durup durup
Anadolu kokan
Hikayeler anlatmayın
Beni böyle her gece
Türkülerle ağlatmayın
Gurbette bir anam var
Kapanmayan yaram var
Bu şehirde kavgam var
Yarama tuz basmayın
Kurşuna dizilir
Tüm hayallerim
Hayat pazarında
Bir dilenciyim
Yaşıyor sanmayın
Yaşamıyorum
Büyük şehirlerin
Ölmüş genciyim
Hakkı YALÇIN