Popüler olmak uğruna, ahlaksızlığın her türlü temsilcilerine kanallarını açanlar, gazetelerinin birinci sayfalarını sebil edenler.
Sadece para ve şöhret kazandılar. "Zehir zıkkım olsun" demek hakkınızdır.
Deyin!
Demiyorsanız, suskunluğunuzun bedelini, çocuklarınız zehirlenmesiyle ödeyin.
İhtiyar bunaklar, "sperminatör" olarak, şaha kaldırılıyor gazetelerde.
Kalbi kasıklarında atan kadınlara, ekranlarda günah makyajı yapılıyor.
Hepiniz biliyorsunuz ki.
Bu ülkede her şey olunur.
Sadece rezil olunmaz.
Ekranlar her türlü ahlaksızlığı kusuyor da, yetkili beyler reying denen namussuz silahın tehdidi altında susuyorsa...
Ahlaksız yapılanmanın önü alınamaz.
Ülkenin en gerçek savcısıydı toplum.
Şimdi üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi.
Kimse değer biçmiyor artık, namus, erdem ve haysiyet gibi gerçeklere.
O yüzden ömür biçilmiyor çocuklara.
Görüyoruz ki...
Haykırması gerekenlerin suskunluğu, ahlaksızları daha cesur yapmaya yetiyor.
Erkeğin altına yatmaktan başka özelliği olmayan kadınları el üstünde taşıyanlar, yozlaşmanın değirmenine su taşıyor.
Giderek yozlaşıyor toplum. Ve daha korkak bir ülke olmaya koşuyoruz.
Çünkü garip bir demokrasi düzeni kuruldu.
Sistemden yana olana ince saz.
Karşı durana yargısız infaz.
Bir şeyleri kaybetmek pahasına, haksızlığa karşı duracak yüreğiniz oldu mu hiç?
Olmadıysa...
Kendinize saygı duymak için de, hiçbir nedeniniz olamaz.