ÖNCE evlerde televizyon ve bilgisayar karşısında başladı kaybolmalar, sonra karanlık sokaklarda.
Babaların kulaklarını çektiği çocukluk da kalmadı, çocukların büyüklerini saydığı asil yıllar da!
***
Yaşlılık; gençlerin vurdumduymazlığı için bestelenmiş bir şarkıdır artık, içlerinde tonlarca yarayla!
Ama bilinmesi gereken bir şey vardır ki her şey sırayla!
***
Kaçan çoraplar bile yakalanmaya değmiyorsa uyuşturucu kaçakçılarını yakalamak kimin umurunda?
Oysa kokusunu kaybeden güller bile eski zaman insanlarının hala umurunda.
***
Bakmayın öyle insanlara yüksekten bakanlara. Onlar boy verse bir kaşık suda boğulurlar, yeter ki karşılarında dik durun!***
Nasılsa meydan boştur nasılsa kafaları sarhoştur, kudurdukça kudururlar.
***
Kazandıkça kirlenmek, kirlendikçe kazanmak iyi geliyor soysuzlara.
Adalet ve asalet kelepçelenmiş de anahtarı denize atılmışsa çocukluğumun onurlu eşkıyalarını özlemek de bana iyi geliyor.
***
Çocukların ölümcül hastalıkları belki de soysuz zenginleri sınamak içindir.
Çocukların ellerini tutmak için yaratılmış eller paradan başka bir şeye uzanmıyorsa, o eller bir lokma ekmeği bile tutamasın.
***
Öldüğümüzde soracaklar ya 'nasıl bilirdiniz?' diye, en kötüsü 'o yaşarken ölmüştü' demeleri.
***
Eskiyi yazıyorum ama merak etmeyin artık eskisi gibi olan hiçbir şey yok ve olmayacak.
Güzelim değerleri katletmekle 'büyüyen' insanların gerçek tahribatını çocuklarımız hesaplayacak. O zamana kadar akılları başta kalırsa!
***
Kim sigarasını mumla yaksa bir gemici ölürmüş, kim meslek onurunu satarsa insanlık ölür de kimin umurunda?
***
Bugün ahlaksızlığa zarf atanlar yarın kendi çocuklarına atılmış mektupların içinde yazılanları okuyacaklar.
Ortada varolan çirkinlikleri yok sayanlar, çocuklarının yok olmasına da razı olacak.
***
Uyuşturucudan hayatını kaybeden gençlerden bir mektup aldım.
"Ne çok öldük de duyuramadık.
Ne çok öldürdüler de hala uyuşturucu pezevenklerini doyuramadık! Bari kalanları kurtarsınlar!"
***
Televizyon dizileri toplumu öyle bir uyuşturdu ki, reklam aralarında bile aynaya bakacak yüzü kalmadı insanların.***
Shakespeare'in harika sözü: "Haksızlık etsen de senin hakkını savunacağım.
Her gece yolumun
Üstünde durma
Aşktan önce ekmek
Derdim var benim
Ateşten gömleği
Giydirme bana
Senden önce hayat
Kavgam var benim
Dilimde dolanır
Yanık bir türkü
Sırtımda hayatın
En ağır yükü
Benimki kimsesiz
Garip bir öykü
Senden önce hayat
Kavgam var benim
Hakkı YALÇIN
MUTLULUK TAKVİMİ
Kimseye borçlu kalma.
Bazen hayata gülüp geç.
Uyuşturucuyla aktif mücadele et.
Açları doyur.
Ruhunu terbiye etmeyenler insan içine çıkmasın.
İFTAR SOFRALARI!
Bir arkadaşım iftar daveti için ünlü bir restorana gitmiş, iftar menüsü 500 lira ve bin 500 kişilik restoranda Ramazan'ın ilk gününden itibaren boş yer yok.
O sofralarda garibana yer yok.
Nerde var? Yoksul sofralarda!
İftarda adam başı 500 lira ödeyip tıka basa oruç açanlar, bu kadar haksızlığı iftar sofralarına nasıl sığdırıyorlar merak ediyorum.
Vicdanları sormuyorum bile!