DÜNYADA çocuklara armağan edilen tek bayramın sahibidir çocuklarımız.
Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuk sevdasına mahsuben.
***
Gündüz avuçladığımız güneşi geceleri evlerimize doldururduk.
Mum ışıklarında parmak oyunları vardı, anneler babalar acılarından gül yapar çocuklarının saçlarına takardı.
Dizleri kanayan haylaz çocukluğumuzun hala izleri durur yaramızda.
Mavi nurdan bir ırmak gölgede bir salıncak üzerinde, bir nefeslik bile mesafe bırakmazdık aramızda.
***
Özgürce dolaşırdık mahalle aralarında, anlam boşluklarının insani duygularla doldurulduğu yıllar.
Çocuklara istiridye kabuğundaki inci olduğunu hissettirdi hayat.
Aydınlık bir Türkiye özlemiyle koşmaya hazırdık. En çok da 23 Nisan'da kırların üzerine uzanırdık.
İçimizde zerre kadar korku yok.
Korku; karanlığı beslemek demek.
Bizler çaresizliğe dadansak da mutlaka ellerimizden tutan birileri olurdu.
Her çocuğun elinde uçurtma.
Gözlerini gökyüzüne dikmekti uçurtma, baş eğmemek!
***
Güneş toprağı öperken hayatın teneffüsüne çıkmış çocuk seslerini arıyoruz.
Onlar genç yaşlarında hayata ustalık katan masum çıraklar.
Kaçırdıkları duraklar o kadar çok ki!
***
Tarihin en büyük saldırısına uğrayan çocuklarımızın hayatı şimdi ucuza kapatılırken.
Uyuşturucu illeti çocuklarımıza bu kadar yakından saldırırken ve yetkililer seyrederken.
Çocuklar teknolojik akvaryumlarda hapsedilip sosyal medya mezbahalarında katledilirken.
12 yaşındaki çocuklara elektronik sigara satılan tütün dükkanları şenlik yeri olurken.
Neyin bayramı?
O bayramları en güzel biçimde bizim çocukluğumuz kutladı.
İzci kıyafetiyle trompet çalarken, müsamerelerde tiyatro sanatçısı olurken, papatya tarlalarına uzanırken.
***
O yüzden çocukluğum bu bayramda da vapura atlayıp Burgazada Yatılı İlkokulu'nun bahçesine gitti.
Bu sabah direğe bayrak çekilirken Mustafa Kemal Atatürk büstünün karşısında saygı duruşundayım.
O duruşu hiç bozmadım.
Bizlere 23 Nisan'ı bayram havasında kutlamayı öğreten o güzelim öğretmenlerimizi saygıyla anarken.
Beni aradığın yerde
Başlıyor kayıpların
Ben yeminler edip de
Kaçanı ayıplarım
Atımın ayağı kırık
Üstelik önüm nehir
Ben bunları aşarım
Üstüme gelse herkes
Gözümden düştün bir kez
Ben sensiz de yaşarım
Ben bu kalbin gözyaşını
Yerde bırakmam bilirim
Ve de Ben bu aşkın gelmişini
Geçmişini silerim
Hakkı YALÇIN
MUTLULUK TAKVİMİ
Çocuklarının arkadaşlarını yakından tanı.
Çocuklara her şartta dürüstlüğü aşıla.
Başka çocukların hakkını çalma.
Çocuklar için erketeye yatan domuzlar omuzlarda taşınıyor!
TEHLİKE!
Neleri eskitmedi ki zaman ama zamanın insanları bu kadar kirletmesi mümkün olmayabilirdi.
Durdukları yerde yaprak döken çocuklarını görmeyen anneler televizyon dizilerindeki zibidiler için gözyaşı döküyor.
Futbol maçlarında kaybolan babalar çocuklarının kaybolduğunu fark etmiyor.
O yüzden çocuklar tehlike altında!