Uçtaki adam: Tayyip Erdoğan.
Başkalarının teşebbüs bile etmediğini yapmak istiyorsa...
Ve şu sıralar atılan tarihi adımın öncüsü oluyorsa... El vermek zor değil.
Sevmedikleri adam doğru bir hamle yapıyorsa, karşısında durmak vatanı sevmek değil.
Barışı inkar etmektir.
Sezen Aksu'ya kızıyorlar.
Niye?
Açılımın yapılmayan açılımı için.
Yani parantezi açarsak, kıblesi barış olduğu için.
Demokratik açılımın, barış adına verilen bir destek olduğunu düşünmek zor değil.
Sezen Aksu, meselenin barış yanına veriyor desteği.
Parçalanmaya değil.
Okunmayan kitap hakkında yorum yapılmaz.
Ama kitabı okumaya teşebbüs etmek de, fena sayılmaz.
Eğer açılımın sonraki bölümünde ortalık bulanırsa... İkinci adımda tepki göstermek hiç zor değil.
Çünkü bizdeki tahammül melekleri sabrı da öğretti.
Oyun içindeki oyunlara karşı tetikte olmayı da.
Yıllarca aynı oyunların içinde uyutulduk.
Bir atlıkarınca misali, dolanıp durduk.
Bizleri hep aynı politikanın içinde korkuttular.
Terörün bizlerden aldığını, ekonomik krizler bile alamadı.
Nefretin çöl halısında bağdaş kurmak yerine.
Kardeşliğin yeşil alanlarında barış içinde yaşamak zor değil.
Bir deneyelim.
Ne yani, bizi bir kere daha askere alırlar.
Alsınlar.
Ama halay çekmek için bir şansımız varsa...
İzin verin de, davulları çalsınlar.
Çünkü savaşlardan utanmalıyız artık.