Taksim'deki Cumhuriyet Sanat Galerisi'nde başlayan etkinliklerde harika bir sergi var.
Polislerin eserlerini ve çalışmalarını anlatan.
Terörle mücadele, bilgi işlem, trafik, pasaport konularında eğitici yönlendirici bir sergi.
Her gün 6 bin kişi ziyaret ediyor.
Serginin açılışında İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'la tanıştım.
Eski Türk filmlerindeki babacan polis.
Elini sıkışında Hulusi Kentmen fotoğrafı gördüm.
Sofraya bağdaş kuran.
Vatandaşı için her şeyi göze alan.
Hangi derdiniz varsa, çekinmeden yanına gidip anlatacağınız biri.
Kendisinin neden bu kadar sevildiğinin sırrını, verdiği güven duygusunda da, duruşunda da görebiliyorsunuz.
Beyoğlu'ndan Sorumlu İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Gökhan Özsavaş, benim 20 yıllık dostum.
Dünya beyefendisi.
Beyoğlu'nda güzellikleri desenleyen adam.
Ve diğerleri...
İstanbul Trafik Emniyet Müdürü Mesut Gezer'in gençliğinde yaptığı harika çizgilerden, yüzüne yansıyan ışık.
Seremonik duruşun içinde, hepsinin uzun öyküleri var.
Hepsinin boynu kıldan ince.
Polislerin zarafeti, toplumun zarafetidir.
Polise güven kendine güvendir.
Onlara armağan edilen ülke için, onlar da canlarını armağan ediyorsa.
Polis Teşkilatı'nın 167. Yılında bizler de her zaman olduğu gibi onların yanındayız.
Sergiyi gezerken, gözüm biber gazına takıldı. "Ah" dedim. "Keşke şu biber gazını kullanmayacakları bir ortam da oluşsa."