Sadık Albayrak'ın İz Yayıncılık adına yayınlanan "Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar" adlı kitabını okudum.
İslam Enternasyonali üzerine deneme.
Derin bir araştırmanın ürünü.
Kitabın öznesi de belge çağından bilgi çağına bir yolculuk.
Kitapta Türkiye'nin önüne örülen duvarların, iç kavgaların ve Batı kapitalizminden etkilenmenin sancıları kadar, yaşanan dönemin izlerini silmenin mücadelesi mevcut.
Harika bir bilgilendirme seansı.
Geleceği görmek için geçmişi bilmenin önemini ortaya koyan Sadık Albayrak, dönemin bugün bilinmeyen tartışmalarını kaynaklarıyla da ortaya koyuyor.
Kütüphanesindeki kitapları karıştırırken, 1921 yılında New York'ta basılan ve Türkçe'ye çevrilen "Yeni Alem-i İslam" eserinin, Sosyalist Enternasyonalizme alternatif olarak İslam Enternasyonalizmi'nin Anadolu'da doğuşu olduğunu.
İslam toplumlarının kurtuluş ve birlik için Anadolu'da hayat bulduğunu.
İslam aleminin asla küçümsenmeyecek bir kuvvet olduğundan habersiz görünenlerin, zamanın ikazıyla derin uykulardan uyandığını.
Belgelerle bilginize sunuluyor.
Kitapta Meclis tartışmaları da kaynaklarıyla ortaya koyuluyor.
Alman militarizminden, Batı kapitalizminden etkilenmeler.
Fransız kültürünün etkisiyle, birbirlerini düelloya davet eden milletvekilleri.
Yaşadığı dönemin izlerini taşıyan neslin, bugünkü gücü ve yeniden doğuş.
Kişisel İslam'ın değil, toplumsal İslam'ın gerçeklerini anlatan kitabın ruhu adıyla mühürlenmiş zaten. "Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar."
Yiğitler kalkmak için düşer çünkü.
Bizlere de, bilmediğimiz gerçekleri öğrenmek düşer.
Bilmeden tartışmak kadar kötü bir şey yoktur çünkü.
* * *
7 NİSAN 2012
MUTLULUK TAKVİMİ
Tabiatın temizliğine katkıda bulun.
Yoğurt ye.
Aşka inan.* * *
Yüreğim bir gam yükünde
Gözlerimde sessiz matem
Yoksun artık aşk öykümde
Çok üzgünüm bir tanem
Gururla söylüyorum
Seni gerçekten sevdim
Ben sadece aşkı değil
Farkını da öğrendim
Acısıyla tatlısıyla
Rüyadaydık rüyada
Şu üç günlük dünyada
Güzel bir aşk yaşadık
Hakkı YALÇIN
* * *
Tarih, politik ve darbe kahramanlarını soytarı yapmakta da ustadır.
* * *
AYDIN HAMZA
Kardeşim kadar sevdiğim bir gazeteci arkadaşım var.
Takvim'in yıllanmış magazin muhabiri Aydın Hamza, dün annesini kaybetti.
Sürekli gülen, sürekli pozitif enerji üreten ve hepimizin neşe kaynağı olan Aydın Hamza'nın, canının yanması, hepimizin canımızın yanmasıdır.
Hayatı bir sabah hepimiz yüzüstü bırakıp gidebiliriz.
Hayatın canı sağolsun ama acısını paylaşacağınız gerçek arkadaşlarınız olsun.
Aydın Hamza gibi.
* * *
Her şeyden bıkılır ama aşktan hayır.