Ve Fenerbahçe'nin 2 net penaltısını vermeyen Hüseyin Göçek için pazar günü gazetelere ilan verdim. "Futbolun ruhunu öldüren bir adalet düşmanı, gönlümüzde ölmüştür."
Onun gibilerini hala hakem olarak bu meslekte yaşatanlara da not düştüm. "Hüseyin Göçek gibilerini adaletsizliğinize bayrak yapın!" Yerde yatan futbolcunun aşil tendonuna basarak, onun futbol hayatını öldürmeye teşebbüs eden bir Lugano vardı sahada.
Onun ilanını da hemen hakemin altına yerleştirdim. "Bir insanlık düşmanı yüreklerde ölmüştür."
Ona arka çıkan Fenerbahçeli yöneticilere de notum vardı ilanda. "Hakkınız olmayanı kabul ettiğiniz sürece, hakkınız olanı istemeniz caiz değildir.
Eserinizle gurur duyun!" Bitmedi...
Tarafsız olmaları kaçınılmaz olan ama olamayanları unutmadım.
Başka takımlara yapılan hakem hatalarında kem küm eden ama cumartesi gecesi dilleri çözülen Markus Merk ve saz arkadaşları için de bir ilan verdim. "Tarafgir ve adaletsiz tavrınızla zaten ölüydünüz!"
Trilyonlar kazandıkları halde hala dürüst olamayanlara notumu da ekledim. "Gözünüzü toprak doyursun!" Ve bir teşekkür ilanı...
Trabzonsporlu Burak Yılmaz'a...
Takımını yaşatmak için ruhunu ve bedenini formasının içine koyup, ölesiye savaşan bir gence, diğer yerli futbolculara örnek olduğu için teşekkür ettim.
Yetenekleri sınırlı olabilir ama mücadele ruhu sonsuz.
Onun vesikalık fotoğrafı bile "ben" değil "biz."
Fedakarlığa çıkan yolu bulmuş.
Gole giden yolları kısaltmasının sihri de burada.
O yüzden melekler ona çalışıyor.