Akbabaların el üstünde taşındığı bir ülkede sahipsiz serçe ölülerine.
Bir mesleğin onurlu işçilerine.
Doğu illerinde kimileri şu uzun gecenin gecesi olur.
Kimileri sıladan bir evin bacası.
Onlar namuslu bir yaşamın ahşap merdivenlerinde emekle, alın teriyle yükselirler.
Alçaklığın yükselen değer olduğu bir ülkeye inat.
Öğretmenlere bakarım.
Darılmaları gereken bir siyasetin içinde, hayatın en zayıf yerinden dal gibi kırılırlar.
Aldıkları ücretler, insani bir yaşama uygun değildir.
Gösterilen saygı, "bana bir harf öğretenin kölesi olurum" saygısından uzaklaştırılmıştır.
Ne kadar toplasalar bir şeyler eksik çıkar. Kendilerini bölerler eşit eğitim adına, kendilerini yakarlar.
Onları ayakta tutan öğretme aşkıdır, idealleridir.
Kendilerini "körebe" rolüne uygun gören düzene inat.
Öğretmenlere bakarım.
Hayatın mayınlı tarlalarında gözü kapalı yürüyenlere.
Kitap kokulu sahipsiz insanlara.
Yetkililerin bakmadığı kutsal bir mesleğin üvey evlatlarına.
Her türlü olumsuz şartlara rağmen, onların gözlerinden bir ışık yayılır ülkeye.
Kendilerini görmezlikten gelen...
Ama cahil futbolculara ve bedenini gecelik otel gibi kullandıran şöhretli kadınlara kul köle olan medyaya inat.
Öğretmenlere bakarım ve düşünürüm. "Acaba" derim. "Bu öğretmenler, hayat kavgasında yalnız bırakıldığı için mi?
Alçak teröristler tarafından bu kadar kolay kaçırılıyorlar?"
* * *
GİZLİ KATLİAM
İstanbul Eyüp'te belediyeler sokaktan topladığı 300 köpeği ormana bırakıyor.
Köpekler kimliği belirsiz kişilerce zehirleniyor. Merak etmeyin kimlikleri vardır. O köpekleri zehirleyenlerin cellat ruhuna sahip oldukları da muhakkak.
Onların küçük çocukları ormana götürüp zarar vermesi de muhtemel.
Bu insanlar kesinlikle yakalanmalıdır.
Ve o köpekleri zehirleyenlerin yakalanması, olası cinayetlerin önünü kesmek adına çok önemlidir. Çünkü hayvanlara yönelik böyle gizli katliamların arkasında, daha gerçek katliamlar gizlidir.
* * *
Düşünmek ruhun kendi kendine konuşmasıdır.
* * *
Gerçek bir Anayasa, uçsuz bucaksız denizlerde özgürlüğe yelken açmalı. Parasız eğitim isteyen gençleri hapse tıkayan sisteme inat.
* * *
1 Ekim 2011
Mutluluk takvimi
Yatağını kendin topla.
Sokak köpeklerini doyur.
Kan ver.
Adres soran birine içten davran.* * *
Kaçıncı saati
Bu yalnızlığın
Bende ayrılığın
Yorgun hali var
Nasıl yenik düştük
Bilemiyorum
Yüreğimin sana
Dargın hali var
Yağmur beni izliyor
Sokaklar ıslanıyor
Hala bütün şarkılar
Senin için çalıyor
Görmediğim şehirde
Sana dokunmalıydım
Bu hasret akşamında
Yanında olmalıydım
Hakkı YALÇIN