Ellerini birbirine kavuşturmuş.
Gözleriyle, göğüs çizgisi arasında güvenmediği insanların elini sıkmamaya meyilli bir hal var.
Çıktığı yolu, sonuna kadar yürümeye ant içmiş lider hali.
İki elin birbirine geçmesinin simgesi var belki. İki yakası biraraya gelmeyen ülkeyi ayağa kaldıran duruş.
Bir yanı uyumlu. Bir yanı, "havayı bozarsanız yandınız" duruşu.
Yüreğinden mezun olmamış insanlara bir mesaj belki. "Lütfen teröre destek vermeyiniz.
Lütfen bizi hafife almayınız..."
Aslında kıdemli bir duruş.
Poz vermekten sıkılır bir hali de var.
İçinde istediğini dışa vurabileceği cümleleri saklayan bir çift dudak.
Fotoğraf çekimi bitsin de "demli bir çay içeyim" diyen yanı saklı.
Yüzünde topladığı ciddiyetin içinde, "Bu fotoğrafı herhalde Time'da kullanmazlar" gülüşü de saklı.
Eee, hayat tesadüflerle dolu.
O fotoğrafta, inandığı davaların içinde, "Ben tek başıma değilim" bakışı var.
Milletini arkasına almış.
Somali'de insanlığın beşiğini sallayan.
Mağrur bulutları var, "asla yağmura dönüşmez" diyen.
Kaşları benim kaşlarım gibi, çalınmış.
Tayyip Erdoğan'ın Time dergisindeki duruşu. Hayata konuk bir insan duruşu.
Boynunu eğmeyen ve doğru bildiği yolu işaret eden.
Bu fotoğrafı çok aramamışlardır.
Bilerek koymuşlardır. Çünkü Time'ın kapakları asla hatıra fotoğrafı değildir.