Beşiktaş'tan gövde gösterisi! Spor yazarları Italiano'yu övdü İsmail Kartal'ı eleştirdi: Meler'e 'Skriniar-Vlahovic' tepkisi
Beşiktaş, Kadıköy'de Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup ederek sezonun ilk derbisinde gövde gösterisi yaptı. Maça Italiano ve İsmail Kartal'ın tercihleri ile hakem Halil Umut Meler'in tartışmalı kararları damga vurdu. Spor yazarları dev derbiyi bugünkü köşelerinde ele aldı. Mağlubiyetin faturası İsmail Kartal'a kesilirken, Beşiktaş için "Anasının ak sütü gibi helal bir galibiyet aldı" yorumları yapıldı. Ahmet Çakar, "Halil Umut Meler, Vlahovic'in boğazını sıkan Skriniar'ı oyundan atamadı" dedi. Mustafa Çulcu ise Vlahovic'in iptal edilenen golünün nizami bir gol olduğu belirtti.
Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında Kadıköy'de Fenerbahçe'ye konuk olan Beşiktaş, karşılaşmayı 2-1 kazanarak bir sezonluk aranın ardından derbi sevinci yaşadı.
Milan Skriniar'ın 26. dakikada attığı golle 1-0 öne geçen Fenerbahçe'ye 38. dakikada Rıdvan Yılmaz'la cevap veren siyah-beyazlılar, ikinci yarıda birçok pozisyonu değerlendiremese de 73. dakikada Dusan Vlahovic'in attığı golle karşılaşmadan galip ayrıldı.
Böylelikle Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, Türkiye kariyerindeki ilk derbi maçından 3 puanla ayrıldı.

FATURA İSMAİL KARTAL'A KESİLDİ
Spor yazarları Kadıköy'de Beşiktaş galibiyeti ile sonuçlanan dev derbiyi yorumlardı.
TAKVİM yazarı Abdullah Ercan, mağlubiyetin İsmail Kartal'a yazacağını belirtti. SABAH yazarlarından Fatih Doğan ve Bülent Timurlenk, Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano ve derbi taktiğinden övgü dolu sözlerle bahsetti.

HALİL UMUT MELER'E SERT ELEŞTİRİ
Ahmet Çakar ve Mustafa Çulcu ise bugünkü köşesinde hakem Halil Umut Meler'i sert sözlerle eleştirdi.
"Beşiktaş anasının ak sütü gibi helal bir galibiyet aldı" diyen Çakar, "Halil Umut Meler, Skriniar ile Vlahovic kavgasında Vlahovic'in boğazını sıkan Skriniar'ı oyundan atamadı" değerlendirmesinde bulundu.
Çulcu ise "50'de Vlahovic'in attığı golde Kante ile mücadelesinde karşılıklı basit bir temas var fakat hakem faul verdi. Neye faul verdiğini anlamak mümkün değil! Oysa bu temas modern futbolda faul değil, gol verilmeliydi" şeklinde konuştu.
Beşiktaş, Kadıköy'de Fenerbahçe'yi 2-1'lik skorla devirdi (Haberin görselleri Takvim Foto Arşivi'nden alındı)BU YENİLGİ İSMAİL KARTAL'A YAZAR - (Abdullah Ercan/Takvim)
Süper Lig'in daha dördüncü haftası ama Fenerbahçe adına çok ciddi bir alarm var. Beşiktaş, sahada daha diri, daha takım ve ne yaptığını bilen taraf olarak derbiyi kazanmayı hak etti. Özellikle ikinci yarıda geçiş hücumlarıyla Fenerbahçe savunmasını fazlasıyla zorladılar. Fenerbahçe'de ise mağlubiyetin faturası büyük ölçüde İsmail Kartal'a yazılır. İrfan Can Kahveci'nin 10 numarada değerlendirilmesi, ikinci yarıdaki hamleler ve orta saha kurgusu beklenen sonucu vermedi. İrfan Can Kahveci 3 sene önceki futbolcu değil... Beşiktaş'ın geçişlerine çözüm bulunamadı. Şampiyonlar Ligi'ne kalan ama ardından ligde dört haftada iki mağlubiyet alan Fenerbahçe'de tablo kabul edilebilir değil. Sarı-Lacivertliler sahada organize olamadı. İkili mücadele anlamında Beşiktaş'ın çok gerisindeydiler.
Hal böyle olunca maçın skoru da onların aleyhine oldu. Son dakikalar Beşiktaş'ın kalesinda baskı kurulamadı. Hele ki kendi sahanda derbi kazanamıyorsan şampiyonluk yarışında işin çok daha zor. Üstelik takımın kilit isimlerinden Asensio'nun sakatlığı nedeniyle tribünde olması, kadro planlamasındaki sorunları da gözler önüne seriyor. Beşiktaş'ın hakkını teslim edelim. Italiano ile iyi organize olan Siyah-Beyazlılar, doğru yolda gidiyor. Fenerbahçe'de ise artık soru çok net: İsmail Kartal milli araya kadar takımın başında kalabilecek mi?

BEŞİKTAŞ DERS VERDİ - (Kartal Yiğit/Takvim)
İtaliano ilk derbisinde böylesine maçların nasıl oynanacağının dersini verdi. Sezon başından beri alıştığımız topyekün ön baskı yerini sadece Vlahovic ve Olaitan 'ın rakibin iki stoperine bırakmıştı. Oyunun ilk yarısında da top daha çok Fenerbahçe de görüldü bu nedenle.
Özellikle ani gelişen ataklarla da gol aradı siyah beyazlılar. Bu atakların çoğunda olan Rıdvan da bu çıkışların birinde gol attı. Rıdvan'ın boş kalmasında ana etkenlerden biri de rakibin motivasyonun daha çok Trossard da olmasıydı. İki takım da önemli silahlara önlem almıştı.
Murillo son haftaların formda ismi Oğuz'a istediği alanı vermeyince sarı lacivertli takım daha çok ortadan ve sağdan gitmeye çalıştı. Bu anlarda da İrfan etkisiz olunca Asensio mumla arandı. İsmail hocanın Oğuz 'a 67 dakika dayanması ise çok anlamsızdı. İkinci yarı Italiano'nun yaptığı Ouattara ve İlhan değişiklikleri bir anda oyunu da skoru da Beşiktaş'ın lehine çevirdi. Siyah-beyazlılar Kadıköy'de hakimiyeti tamamen ele geçirdi. Trossard ve Orkun da hareketlenince Beşiktaş özellikle sol kanattan çok etkili ani hücumlar geliştirdi. Fark daha da fazla olabilirdi.
Italiano bunca ofansif varyasyona ek olarak da Olaitan 'ın yerine Ndidi'yi alarak kontrolü de sağladı ve fişi çekti. Açıkçası Fenerbahçe'nin bu kadar kolay demoralize olacağını tahmin etmemiştim. Tabii ki bunda İtalyan teknik adamın çalışmışlığı vardı. Eğer Beşiktaş bu maçı kazanamasaydı haksızlık olurdu. Beşiktaş tamamen hoca ve sistem takımı olmuş. İşte Fenerbahçe ile arasındaki fark da bu. İsmail hocanın işi zor.
Kazanması gereken bir maçta Vedat 'ı öyle ya da böyle sahada tutacaktı. Spontane oyun ile derbi kazanılmaz. Beşiktaş dünkü zaferle hem moral hem de avantaj kazandı.

SKRINIAR'I OYUNDAN ATAMADI - (Ahmet Çakar/Sabah)
Önce şunu söyleyeyim, Beşiktaş anasının ak sütü gibi helal bir galibiyet aldı. Üstelik Kadıköy'de Beşiktaş'ın böyle oynayacağını, bu kadar pozisyon bulabileceğini hiç düşünmemiştim. F.Bahçe'nin attığı gol dışında neredeyse hiçbir pozisyonu yok. Attığı gol de tamamen bir bireysel hata. Taçtan uzun bir top geldi, Agbadou bacaklarının arasına top gitti-geldi, kaçırdı ve Skriniar da golü yaptı. Ama ondan sonra maçın mutlak hakimi Beşiktaş'tı. Önce Trossard'ın harika pasıyla Rıdvan çaprazdan vurdu, beraberlik geldi. Maçın geneline baktığımızda Beşiktaş'ın yakaladığı çok pozisyon var. Kante dışında F.Bahçe'de kimse ne yaptığını bilmiyor. Yaratıcı eksikliğini İsmail Kartal, İrfan Can ile gidermeye çalıştı ama nafile. Zaten dayanamadı, devre arasında oyundan aldı. Talisca'yı satarsan böyle sorunlar yaşarsın. Beşiktaş'ı hücum anlamında çok beğendim. Trossard çok iyi oynadı, Olaitan çok iyi oynadı. Kolay değil, Kadıköy'de bu kadar pozisyon bulmak her babayiğidin harcı değil. Beşiktaş ne olursa olsun çok iyi takım olmuş. Son 20 dakika F.Bahçe'yi sahada fizik olarak da ezdiler. Görünen o ki siz bu satırları okurken İsmail Kartal'ın suyu ısınmaya başlamıştır bile. Hakem Halil Umut Meler için kötü maç yönetti diyemem. Hataları var mı? Var. Üç tane tartışmalı pozisyon. İlkinde Vlahovic, Kante'ye faul yapıyor mu yoksa oyunun doğal gereği bir temas mı? Ama Halil Umut Meler golü iptal etti. Skriniar ile Vlahovic kavgasında Vlahovic'in boğazını sıkan Skriniar'ı oyundan atamadı. Son bölümde de Kerem penaltı bekledi ama devam kararı doğru.

HAKEM MELER UÇURUMDAN ATLADI! - (Mustafa Çulcu/Sabah)
Maçta hiç de düşündüğümüz gibi güçlü orta alan mücadelesi seyretmedik. Rakip kaleye kolay gidişler ve final pası öncesinde top kayıpları oldu. F.Bahçe taçtan gelen topta Agbadou hata yapınca, Skriniar ile golü buldu. Beşiktaş ise Trossard'ın ayak dışı ile mükemmel pasında Rıdvan'ın klas vuruşu ile beraberliği yakaladı. İkinci yarı sanki Beşiktaş evinde oynarcasına temposunu hiç düşürmedi. Halil Umut Meler kuşkusuz ligin en kariyerli hakemi. 6'da ceza alanı içinde Oğuz ile mücadele esnasında yerden seken top Agbadou'nun omuz-kol bölgesinden sekiyor. Bu görüntüler ile temasın yerini çözmek zor. Hakem 'Devam' dedi. En yakındaki İrfan Can, pozisyonu en iyi görendi ancak o da reaksiyon vermedi. 50'de Vlahovic'in attığı golde Kante ile mücadelesinde karşılıklı basit bir temas var fakat hakem faul verdi. Neye faul verdiğini anlamak mümkün değil! Oysa bu temas modern futbolda faul değil, gol verilmeliydi. Skriniar- Vlahovic eşleşmesini maç başından itibaren çözemedi. Hakemler oyuncuları tanımalılar, geçmişlerinde yaşadıklarını bilmeliler. 52'de yaşanan krizde Skriniar, Vlahovic'in boğazını sıkıyor. Vlahovic de Skriniar'a anlamı kötü olan bir el işareti yapıyor. Her iki oyuncuya da kırmızı kart çıkmalıydı. Hakem sarı ile geçiştirdi. 75'te Beşiktaş ceza alanı ön çizg-i sinde Salih'in Kerem'e net bir faulü var. Çizgi içinde olsa VAR devreye girerdi ama girmedi. Demek ki dışarıda. Pozisyon dışarıda ise Meler frikik ve sarı kart vermeliydi ama hiçbir şey vermedi. Büyük hata! Meler ürkek ve tedirgindi. Daha iyi performans beklerdim. Bu maç Meler için köprüden önce son çıkıştı, uçurumdan aşağı atladı.

BÜYÜK AKIL KAZANDIRDI - (Fatih Doğan/Sabah)
Beşiktaş'ın Kadıköy zaferinin baş mimarı Italiano… "Forza Italiano" diye özetlesek abartı olmaz. Şampiyonluğun en güçlü takımlarından F.Bahçe'yi deplasmanda devirdi. Agbadou-Emirhan uyumsuzluğundan kaynaklı ilk golü kalesinde görmesine rağmen demorilize olmadı ve cevap verdi. Korkmadı, önce oyun kontrolünü eline aldı sonra önde baskıya devam etti. Kadıköy'de gecenin kazananı yalnızca Beşiktaş değil, Italiano'nun derbi aklıydı. Bu müsabaka, Beşiktaş adına "doğru oynadım" maçıydı. Italiano'nun en önemli tercihi, Kadıköy atmosferine teslim olmadan oyunun merkezini kontrol etmekti. Orkun ve Salih'in merkezdeki direnci, Olaitan'ın geçişlerdeki hareketliliği ve Trossard'ın bağlantı oyunu, Fenerbahçe baskısının kırılmasını sağladı. Orkun'un topu tek ya da iki dokunuşla kanada aktarması, Olaitan'ın çizgiye basarak rakip bekleri geriye koşturması, ön alan baskısının arkasında boşluklar oluşturdu. Trossard ise geriye gelerek üçüncü adam rolünü üstlendi; topu aldı, rakip orta sahayı üzerine çekti ve kanatlardaki koşuları hızlandırdı. Italiano'nun planı açıktı: Derbiyi kaosa değil, kontrollü geçişlere ve doğru anlara bırakmak. Orkun'un asisti Vlahovic galibiyet golündeki hücum ve pas organizasyonu muhteşemdi. Galibiyetin asıl mesajı şu: Beşiktaş artık derbiyi kazanmak için yalnızca mücadele eden değil, baskıyı doğru pasla aşan, topu kazandığında hızlanan bir takım görüntüsü veriyor. Beşiktaş Kadıköy'den yalnızca 3 puanla değil, şampiyonluk inancıyla döndü.

ITALIANO FARKI - (Bület Timurlenk/Sabah)
Geçen sezonun devre ortasında üç santrforu gönderip golcü almamak nasıl bir gafletse, bu hafta da Asensio sakat ve yakın vadede durumu belirsizken Talisca'yı göndermek bir o kadar futbol faciası. Gençlerbirliği yıllarında beri forvet arkasında oynamamış İrfan Can'dan medet uman İsmail Kartal, karşısında Italiano; Salih, Olaitan, Orkun üçlüsünün dinamizmine güveniyordu. Fenerbahçe taraftarının önünde baskılı değil ama rakibi ikili mücadelelerde sindiren bir futbolla başladı. Duran toptan golü de buldular ancak oyuna hükmetmekte zorlandıkları ilk yarının 25-45 diliminde yaratıcılıkları sadece sağ kanattan merkeze gelen Greenwood ile sınırlıydı. Italiano, dersine iyi çalışmış. Semedo ve Skriniar'ın arkasındaki madeni güzel keşfetmiş. Maç boyunca bu bölgeyi paramparça etti. İsmail Kartal, merkezde gelip iyi işler yapan Greenwood'u ikinci yarıda burada tutsa, İrfan Can'ı yerine aldığı Nene'yi sağ kanada yerleştirse doğru bir hamle yapacaktı. Olaitan ikinci yarıda canlanınca Beşiktaş, ikinci yarıda orta sahayı aldı. Kerem ile oyun neredeyse 4-4-2'ye dönmüş, Kartal, İsmail'i de kulübede unutmuştu. Trossard nefis futboluyla oyunu domine etti. Kartal'ın Lukaku ve Nene hamleleri, Italiano karşısında iflasıydı. Beşiktaş, top kayıpları yüzünden temposu yüksek görünen derbinden çok değerli bir üç puanla çıktı. Fenerbahçe Asensio dönene kadar üretkenlik problemi yaşamaya devam eder.
