CANLI YAYIN

Nimet Çubukçu'dan beklediğimiz!

Eklenme Tarihi 01 Eylül 2010
Gaziantep'teki lise müdür vekili Fatih Ç, kadın öğretmeni taciz ediyor. "Eşinden yeni boşandın, cinsel ihtiyaçların vardır!" Öğretmen Aysun U, şikayetçi oluyor ve eğitim yasaları yürürlüğe giriyor.
Tacize uğrayan kadın öğretmene maaş kesme cezası veriliyor, ayrıca Gaziantep'ten Islahiye'ye sürgün yiyor.
Cinsel tacizle suçlanan müdür vekili Fatih Ç'ye ise, sadece kınama cezası.
Ödül verilse ancak bu kadar olur.
Ne tesadüftür ki, Fatih Ç, 2006 yılında başka bir okulda görev yaparken, yine aynı şekilde kendisinden şikayetçi olunmuş.
Ve şikayetçi olan kadın öğretmen, yine sürgün yemiş!
***

Merak ediyorum... Hangi güç, bu müdür vekilinin tacizini "kınama cezasıyla" geçiştirecek kadar, taciz yanlısıdır?
Yoksa eğitim alanında da, eşinden boşanmış kadınlara taciz hakkı, kendiliğinden mi doğuyor?
***

Yine merak ediyorum... Müdür vekili, boşanan kadınlara ihtiyaç konulu filmler çeken delikanlı bir yönetmen midir?
Yoksa ahlaki değerleri temsil etmesi zorunlu olan, çocuklarımızı emanet ettiğimiz bir eğitimci mi?
Böyle bir şahsın hala müdür vekili olarak kalması, öğrenciler ve diğer öğretmenler için nasıl potansiyel bir tehlike olduğunu soruşturmaya gerek var mı?
***

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun, bu mesele için devreye girmesini bekliyorum.
Tacizin hiçbir biçiminin cezasız kalmadığını görmek adına.
Taciz edilen bir kadının sürgüne gönderilmesine "yataklık" edenlerin de, taciz eden kadar suçlu olduğunu göstermek adına.
Ve adalet adına.

* * *
Şimdi gittiğin gibiyim
Bu şehirde
Sancılanır her saat
Sensiz yüreğim
Bir düş gibi büyürsün
Islak gecelerimde
İnadına sever
İnadına özlerim
Şimdi yaslı dağlar gibi
Yokluğun Gittiğin yolda kaldı
Yorgun gözlerim
Sen benim birtanem
Gönlümde efsanem
İnadına bekler
İnadına özlerim
Hakkı YALÇIN

* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
1 Eylül 2010
Sürekli kan bağışında bulun.
Hayatında yeni bir sayfa aç.
Sokak kahvesinde sohbet et.

* * *
Şanlıurfa'da hastanede sezaryenle ölü olarak alınan 5 aylık bebeği, babasına poşete koyup teslim ettiler. İnsanlar yeniden maymun oluyor!

DARAĞACI
12 Eylül'ü hiçbir gerçek unutturmuyor. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Erdal Eren, Necdet Adalı'nın asıldığı darağacı, Ulucanlar Cezaevi'nin restorasyonu sırasında bulundu. Devrimci 78'liler Federasyonu, "Arkadaşlarımızın idam edildiği darağacının bize verilmesi gerekir" dedi. Verilmesi gerekir. Çünkü 12 Eylül'ün acısını o insanların ruhunu hissedenler anlar. O insanların yakını olanlar. Merak etmesinler, darağaçları meyve vermiyor. Sadece utancı simgeliyor! Ve bağımsızlık için ölümü göze alan delikanlıları... Cellatlarından uzun yaşayan kahramanları.

* * *

İnsan yasaya bağlı olduğunu öğrenince özgür olmuştur.