Neden, bataklıklar kendilerine ait olmayanı geri verir de, insanlar kendilerine ait olmayanı cebine indirir?
Neden, 1970'lerdeki yazar sorumluluğu, 1980 sonrasının yavşak sorumsuzluğuyla yer değiştirmiştir?
Neden ihtilalin her türlüsüne karşı durduklarını açıklayanlar, kendi yaptıkları ihtilalin üzerini örterler?
Neden, birileri televizyonlarda ülkeyi ayağa kaldırır da, televizyon izlerken zehirlenen çocukları hastaneye kaldırmazlar?
Neden, oybirliğiyle yeni bir demokrasi isteyenler, elbirliğiyle kutuplaşmayı oluşturur?
Neden komşusunu dinlemek için kulaklık takanlar, haksızlıklar karşısında vicdanlarına susturucu takarlar?
Neden, aşkta ödeştirmek diye bir şey vardır da. Borçlu olan daha az sevilendir, alacaklı olan daha az seven.
Neden hak ve adalet nutuklarının atıldığı bir memlekette, insanlar inadına suçlandıkça güçlenir?
Neden, televizyon dizilerinde bir tane bile Sadri Alışık yoktur da, istemediğimiz kadar çakal kahraman çoktur?
Neden, çocuklarımızı vatan sevgisinin beşiğinde sallayan düzen, onlara genç yaşlarında tabut ısmarlar?
Ve neden, cevaplarını bildiğimiz soruları, birbirimize sormaktan bile korkar olduk?
Neden?