Otomotiv, alkol, tapu harçları.
Elektrik ve doğalgaza zam.
Soğumadan servise sunulan zamlar da sırada.
Ekmek, et ve süt ürünleri.
Beklenen oran yüzde 15.
Zamlar bünyesini oluşturduğu zaman ortaya çıkar.
Sessiz toplumların çevresinde muhteşem turlar düzenler.
Çaresizliğin kokusunu içine çekenleri çemberine çeker.
Sefaletin tokadını atar acımadan.
Ters ters bakar üstelik.
Zam; aile bütçesini yerle bir etmenin diğer adıdır.
Aileleri uçuruma sürükleyen işaretsiz levhalardır.
Zamlar, sabahları güneş alan odaların, kışın soğuğunda soyunacağı görevi bilip, ellerini ovuşturan bir zalimdir.
İnsafsız doğalgaz faturalarıyla, odun, kömür yakmak hayalini mumla aratır.
Zamların adına "enflasyon ayarlaması" denir de...
Bedeli, açlık sınırından içeri girmekle ödenir.
Zamların yapılmasını engelleyecek önlemlerin hükmü yoktur.
Vatandaşına ithal otomobil satan, evler pazarlayan bir sistemin içinde, "Neden daha üretici olmuyoruz?" sorusuna dik dik bakar.
Dünyadaki en zengin 100 Türk'ten 70'i, ülkemizde en çok vergi ödeyen 100 kişi arasında yer almıyorsa.
Zenginlerin vergisini de, zamların bedelini de yoksulların ödediği gerçeği, bu yazının içinde yer almıyorsa.
Bizlere söylenecek başka bir şey kalmıyor demektir.
Suskun toplumlar, vergi kaçıran zenginlerin ve zamların karşısında saygı duruşundayken...
Acımasız hayat, mutfak penceresinden ansızın bakıp da geçer.
Bırakın bizleri...
Çocuklarımızın ömrünü bile yakıp da geçer.
* * *
BUMERANG
Fenerbahçeli Alex de Souza'ya yapılan, kulüp başkanlığının ne hale geldiğinin resmidir.
Türkiye'nin en ahlaklı futbolcularından birini, "bacak bacak üstüne attı" diye suçlayan Aziz Yıldırım, despotluğun da resmini çizmiştir.
Alex sevgisine duyduğu kompleksin de.
Benim anlamadığım, Fenerbahçe yöneticilerinin enstrümantal duruşu.
Kendilerine 8 yıl kusursuz biçimde hizmet etmiş bir centilmene yapılan haksızlığı seyretmeleri.
Ne diyelim, herkesin bumerangı kendine döner.
* * *
Hayatın sırrını çözmeye çalışırken, hayat bitiyor.
* * *
İki pilotumuzu kimlerin öldürdüğünü biliyor da susuyorsak. Yazıklar olsun büyüklüğümüze!
* * *
4 Ekim 2012
Mutluluk takvimi
Çocuklara satranç öğret.
Omlet yap.
Organlarını bağışla.
Gece lambası kullan.* * *
Sende kaybolup bir daha
Hiç görünmemek vardı
Ne yazık ki aramızda
İnsafsız bir kader vardı
Canı yandı sevgimizin
Düşler başka gerçek başka
Kaybedeceğimizi bile bile
Dahil olduk biz bu aşka
Bir zaman treninin
Takıldık arkasına
İkimiz de yar olmadık
Kendimizden başkasına
Hakkı YALÇIN