Dürüst insanlar kazancını sayar; "bir, iki, üç!" Her birinin yüzünde namusun erdemi. Hırsızlar kazancını sayar; "bir milyon, iki milyon, üç milyon!" Keramet hayırda mı şerde mi?
İyilik yapmak için bir neden varsa her zaman umut vardır. Bencil zenginlere "cebini çok sevsen de yüreğinden vermekle bir şey kaybetmezsin" desek oralı olmazlar.
Başkalarının canı yanarken mutlu olan varsa aynaya bile bakmasın.
Hayatını sadece para üzerine kuranlar, o gökdelenlerin altında kalacağını da unutmasın.
İnsanların kalbinden akan hayaldir umut ve o umudu canlı tutmanın bir anlamı vardır. O yüzden acıları ikiye katlamaz umut. Her türlü haksızlığa karşı direnmenin de bin türlü hali vardır. Garibanın lokmasına insanların hayatına göz koyan zalimler bilmelidir ki; "ekmekler bayatlasa da bayatlamaz umut."
Umut güzeldir, bazen mucize beklersiniz bazen de kendinizin düşünüp söyleyemediğini başkasından beklersiniz. Bazen soruyorlar "kimden tarafsın?" diye.
Hayatın işine akıl sır ermez, orasını bilemeyiz ama çocuk ölümlerini bu hayata hiç yakıştıramadık. O yüzden uzun ömürlü günlerin şerefine, her türlü şartta çocukların tarafındayız.
Sevgi umudu besler. Umut düşünceyi. Düşünce adaleti. Adalet özgürlüğü. Özgürlük barışı. Barış huzuru. Huzur bütünlüğü. Bütünlük geleceği. Gelecek çocukları besler.
Sevgi ve umut dolu aydınlık çocukları.
Yapılan bir araştırmaya göre Türk insanı resimlerde en çok maviyi tercih ediyor. Mavi umut demek.
Çocuklarımıza hayatın ipek yolunu açmak için. Kan kokusunun bebek kokusunu bastırmasına engel olmak için belki. Büyük kalelerin küçük taşlardan yapıldığını bildiğimiz içindir ki çocuklar adına karanlığa ışık tutuyoruz.
Çünkü insanların gözlerine perde inince karanlıklar erken çöker. O yüzden kara kara düşünürken bile mavi hala umudumuz. Alçakların bizlerin canını sıktığı bir ülkede inadına moralimizi yüksek tutuyoruz.
15 NİSAN 2026
Genç fikirli ol, olgun davran.
Kütüphanede zaman geçir.
Yürüyüş yap.
Hepsinin yaşından Büyük acısı Umuda can veren Kollarını aç Nerede ağlayan Bir çocuk varsa O çocuklar sana Ana gibi muhtaç Hayata serilmiş Yorgan gibisin Aşkı hissediyor Sesin nefesin Sendeki yüreği Biliyorum ben Bütün çocukların Annesi sensin Hakkı YALÇIN
Ver elini hayat. Bir günlüğüne bile olsa razıyız!
Uyuşturucu!
Bundan 20 yıl önce Edebiyat Fakültesi'nin bir amfisinde esrar içildiğinin ortaya çıkmasının ardından, İstanbul Üniversitesi ayağa kalkmıştı. "Amfileri kilitleyeceğiz!" Amfileri kilitlemek diğer öğrencilerin özgürlüğünü kısıtlamak sayılmasa, her kurum her birey kendine düşeni yapsa, meselenin önemi o zamanlar kavransa bugün çok şey farkı olabilirdi.
Mahalleler torbacı kaynarken, uyuşturucuyu özendiren şarkıların önü kesilmezken, yerli sinema filminin daha ilk sahnesinde "torbacısını çağıran" soytarılar rol model olmayı sürdürürken operasyonlar bitmez! Ama asıl mesele malı ülkeye sokan baron denen çakalların kökünü kurutmak.
Onların canına okunduğunu görmek istiyoruz.