Mesaj!

Eklenme Tarihi 14 Mart 2025

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

YILLARCA insanları tehdit ederek sistemde yer bulan, kaybetmenin kıyısında herkese saldıran, ağzından küfür eksik olmayan, üstelik insanları dolandıran ucuz kabadayının biri, yeniden "pazarlanmasına" mahsuben bir mahalle kahvesine götürüldü.
Kahveden içeri girince içerdekiler ayağa kalktı, kendi halindeki adamın biri yerinden kıpırdamadı. Kompleks yığını kabadayı kendine has yürüyüşüyle oturan adamın yanına gidip hesap sordu. "Sen kendini ne sanıyorsun?" Adam karşılık verdi.
"Siz nesiniz?"

***

Kabadayı bitirim tavrına ucuz bir apolet taktı.
"Ben özel biriyim!" "Kimin için özelsin?" "Benim adımı bilmeyen yok, neler yaptım neler. Benim etiketim bile pahalıdır, arkam da sağlamdır, kimse bana dokunamaz!" Adam başını salladı. "Vay! Ne büyük gurur." Kabadayıdan bitirim tepki; "ne oldu beğenmedin mi?" Adam duruşunu bozmadı, "Arkası var mı?" Kabadayıda küstahlık tavan. "Merak etme yakında heykelimi de dikerler!"

***

Oturan adam ucuz kabadayıyı hayatın finaline sürükledi. "Peki madem her şey oldunuz bundan sonra ne olabilirsiniz?" Kabadayı ağzını büzerek cevap verdi.
"Hiiiç!" İşte o anda oturan adam gürledi.
"Beyim! Ben şimdiden hiçim! Sizden korkup ayağa kalkanların zavallı saygısına karşılık benden göremediğiniz saygı sizi rahatsız etti. Çünkü siz de benim gözümde hiçsiniz ve ben adalet nedir bilmeyen, ağzından küfür eksilmeyen, üstelik insanları dolandıran sizin gibi birinin karşısında ayağa kalkmam!" Oturan adamın cümlesi de cuk oturdu. Karşısında yürekli birini gördüğü zaman yelkenleri suya indiren ucuz kabadayı gerçek değerini öğrendi gitti.

***

Sonrası uzun hikaye.
Suçlarıyla güçlenenler ülkesinde, adalete ve asalete gerçek değerini vermeyenlerin gelecek zamanları öldürmüş olma ihtimali yüksektir.
Her türlü çirkinliğin sembolü haline gelenlerin kartvizit ayrıcalığı taşıdığı bir ülkede çok şey paralanmıştır.

***

Bu meseleden çıkan sonuç:
Haksız sistemin kayırdığı adamları işaret ederken, aynı dili konuştuğum okuyucularım tarafından mesaj alınmıştır.
Ama böyle çamur adamlara boyun eğenler ve yol verenler yüzünden çocuklarımız için artık geç kalınmıştır.

MUTLULUK TAKVİMİ
Zengin diye kötü insana özenme.
Gerçeği ara.
Korna çalma.
Yoksul bir mahallede iftar ver.
'Bana ne' deme.

Şarkılar da bıktı
Bendeki yastan
Ne alışabildim
Ne acım dindi
Fethettiği kalbi
Terk etmez insan
Aşkın günahları
Gidenlerindi

Camları açtım gitmiyor
Kapıları kırdım yetmiyor
Bu nasıl bir hasrettir
Ağla ağla bitmiyor
Yaradanım
Yerin göğün efendisi
Sen acıma şahitsin
Yaradanım
Ya döndür onu bana
Ya kalbimden sil gitsin
Hakkı YALÇIN

Çocukluğumun eşkıyaları düşmanı bile hapşırsa "çok yaşa" derlerdi.

Olacağına bak!
Metal dişlerini nostaljiye geçiren teknoloji yapay zekasıyla şimdi kendini klonluyor! Sokağa çıkıldığında eskisinin yerine yenisinin alındığı bir eşyaya dönüştürülüyor insan. İnsan canının zerre kadar değer bulmadığı bir dünyada, bir gün klonlanmış benzeriniz karşınıza çıkarsa öldürebilir sizi. "İkimizden biri bu dünyaya fazla!" diye. Olacağına bak! Bu dünyanın gittikçe kötüleşmesinden duyduğum korku kendi adıma değil, çocuklara hiçbir şey bırakmadık. Herhalde bazılarımız buna gerek duymadı!